BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9143 0,13%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.667,78 -0,30%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,57 0,57%
BITCOIN
73.391,00 -0,33%
GBP/TRY
61,8370 0,17%
EUR/USD
1,1648 -0,09%
BRENT
93,15 2,23%
ÇEYREK ALTIN
10.901,83 -0,30%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

Zimem defteri

Emincan Özeş Yazdı_20260308_205914_0000

Her Ramazan geldiğinde Mehmet dedeyi hatırlarım.

Mehmet dede kim mi?

Bizim mahallenin bilgesidir O.

Pamuk gibi saçları, kar beyazı sakalları, tebessüm eden siması ile onu sevmeyenimiz yoktu.

Sahi, neden hatırladığımı merak ediyorsunuzdur...

Mehmet dede, benim dünyamın adam gibi adamıydı.

Yenilerin tabiriyle "rol modelim"...

O, her Ramazan mahallenin bakkalı İbrahim amcanın dükkânına girer, hemen veresiye defterini sorardı.

Nereden mi biliyorum?

Elbette ki İbrahim amcanın şeker, çikolata müdavimliğimden...

İbrahim amca kocaman kara kaplı bir defteri çıkartır, gözlüklerini itinayla gözüne takar; ama nedense konuşurken gözlüklerinin üzerinden iri yeşil gözlerini açar ve öyle konuşurdu.

Mehmet dede, çıkartılan borç defterinden hep aynı taktiği uygulardı:

"Baştan iki, ortadan iki, sondan iki sayfayı hesapla bakalım ahretlik," derdi.

Bunu duyan İbrahim amca hemen kalemi eline alır ve başlardı hesaba. Bir kere hesaplamayla yetinmez, bir daha hesaplardı. Adeta kılı kırk yarar, "Hak geçmesin ahretlik!" derdi.

Hesap faslı bitince Mehmet dede koynundan bir kese çıkartır, orada itinayla sanki matbaadan yeni çıkmış gibi gıcır gıcır banknotları İbrahim amcanın eline sayar, sonra da sıkı sıkı tembihlerdi:

"Bak ahretlik, sakın 'bunları kim sildirdi?' derlerse, 'bir âdemoğlu' de geç. Sonra hakkımı helal etmem," derdi.

Biz çocuk olduğumuzdan anlamazdık bu iki mahalle bilgesinin konuşmalarındaki sırrı...

Yıllar yılları kovaladı.

Geçtiğimiz gün bir makale okudum.

Meğer bizim Mehmet dede ecdadın güzel bir âdeti olan Zimem defterini günümüzde uyguluyormuş.

Peki, şimdi de "Zimem defteri" uygulamasının ne olduğunu soracaksınız?

Özellikle Ramazan ayında hali vakti yerinde olanlar kılık kıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları semtlere gidip bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:

"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı.

"Zimem defteri", o esnaftan borcuna yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri; yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter"di.

Esnaf bu defteri çıkarınca gelen şöyle derdi:

"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekûnunu yapınız."

Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder; "Silin borçlarını, Allah kabul etsin," diyerek çeker giderdi.

Böylelikle borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren ise kimi borçtan kurtardığını bilmezdi. Bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur; bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet, Allah’ın bir lütfu olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...

Günümüzde Zimem defteri uygulaması yapılabilir mi? Her ne kadar bakkal, manav, kasap gibi borç defteri uygulaması olan küçük esnaf artık can çekişiyor olsa da...

Ama Allah'a şükür bakkal amcalar yine de tamamen ortadan kalkmadığı için hâlâ mahalle aralarında borç defteri uygulamaları bulunmakta.

Öyleyse ecdadın bu güzel uygulamaları günümüzde de uygulanabilir.

Yeter ki ecdadımızla barışmayı, onların İslam’ın güzellikleriyle tezyin olmuş hal ve hareketlerini nefsimizde yeniden ihya edelim.

Unutmayalım ki merhamet etmeyene merhamet olunmaz...

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?