BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8927 0,07%
EURO
53,6159 0,31%
GRAM ALTIN
6.742,83 1,68%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,07 0,44%
BITCOIN
73.483,00 0,00%
GBP/TRY
61,9085 0,37%
EUR/USD
1,1677 0,22%
BRENT
91,73 -2,11%
ÇEYREK ALTIN
11.024,53 1,68%
İstanbul Parçalı Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
21 °
  • ANASAYFA
  • KÖŞE YAZILARI
  • Takım Elbise Giyen Katillerin, Susturulan Kadınların ve Çürüyen Vicdanların Ülkesinde Yaşıyoruz!

Takım Elbise Giyen Katillerin, Susturulan Kadınların ve Çürüyen Vicdanların Ülkesinde Yaşıyoruz!

Nurlan Zaliyev yazdı

2025-2026 yıllarında kadın cinayetleri artık sıradan bir haber başlığına dönüştü. Her gün televizyonu açıyoruz, sosyal medyaya giriyoruz ya da haber sitelerine bakıyoruz… Karşımıza yine aynı cümle çıkıyor: “Bir kadın daha öldürüldü.”
Kimi boşanmak istediği için, kimi “hayır” dediği için, kimi sadece yaşamak istediği için toprağa veriliyor.

İşin en korkunç tarafı ise artık insanların buna alışması…

Türkiye’de son yıllarda kadın cinayetleri ve kadına şiddet vakaları korkutucu seviyeye ulaştı. Sadece öldürülen kadınlar değil; psikolojik şiddet görenler, tehdit edilenler, zorla evlendirilenler, susturulanlar, korkuyla yaşayanlar da bu karanlığın içinde yaşam mücadelesi veriyor.
Bir kadın gece evine giderken korkuyorsa, telefonunda konum açmadan sokağa çıkamıyorsa, arkasına dönüp dönüp yürüyorsa burada büyük bir toplumsal çöküş vardır.

Kadınlar bizim başımızın tacıdır deriz. Annemizdir, kardeşimizdir, eşimizdir, kızımızdır…
Ama o başımızın tacına sahip çıkamıyoruz.

Bugün birçok kadın sokakta rahat yürüyemiyor. Bir mesajı reddetti diye öldürülen kadınlar var. Boşanmak istedi diye kurşunlanan kadınlar var. Eski sevgilisi tarafından takip edilen, tehdit edilen, korku içinde yaşayan kadınlar var. Ve bütün bunların sebebi sadece canavarlaşmış birkaç insan değil… Aynı zamanda susan toplumdur.

Çünkü bu ülkede bazen kadın ölür, katil birkaç gün sonra serbest kalır.
Bir kadın defalarca şikâyetçi olur ama korunamaz.
Bir adam karısını döver, tehdit eder, psikolojik işkence yapar; sonra çıkar “pişmanım” der, takım elbise giyer, kravat takar diye cezası hafifletilir.

Bir insanın canı bu kadar mı ucuz?

Bir kadının hayatı, bir katilin taktığı kravattan daha mı değersiz?

Adalet sadece mahkeme salonundaki sözlerden ibaret değildir. Adalet, insanların kendini güvende hissetmesidir. Eğer bir kadın “beni öldürecek” deyip defalarca şikâyet ettiği halde korunamıyorsa orada sistem çökmüştür.

Üstelik mesele sadece gerçek hayat da değil…
Televizyon dizileri bile artık şiddeti normalleştiren sahnelerle dolu.

Kadınların kutulara kapatıldığı, ellerinin yakıldığı, psikolojik işkence gördüğü sahneler…
Kadına uygulanan cinsel şiddetin ima yoluyla reyting malzemesi yapılması…
Karısını döven adamların “güçlü erkek” gibi gösterilmesi…
Kız kardeşine şiddet uygulayan karakterlerin meşrulaştırılması…
Kadınların zorla evlendirilmesi, adeta mal gibi satılması…

Bunlar sanat değildir.
Bunlar toplumun vicdanını yavaş yavaş çürüten görüntülerdir.

Elbette dizilerde mafya da olacak, entrika da olacak, dram da olacak. Ama sürekli şiddetin övüldüğü, kadının aşağılandığı yapımlar toplumun bilinçaltını zehirliyor. İnsanlar artık kötülüğü sıradan görmeye başlıyor.

Bir zamanlar televizyonlarda aile sevgisini anlatan diziler vardı. İnsanlar bir sofranın etrafında toplanmayı, komşuluğu, merhameti, saygıyı öğrenirdi. Şimdi ise ekrana baktığımızda ihanet, şiddet, korku ve aşağılanma görüyoruz.

Ve sonra neden toplum bu hale geldi diye şaşırıyoruz.

Peygamber Efendimiz “Komşunuz açken tok yatmayın” diyen bir ümmet bıraktı.
Bugün ise insanlar sokak ortasında yardım çığlığı atan bir kadına dönüp bakmıyor.

Bir kız tacize uğruyor, onlarca insan yanından geçip gidiyor.
Bir kadın şiddet görüyor, insanlar telefon çıkarıp video çekiyor.
24 suç kaydı olan biri çıkıp bir polisi şehit ediyor.

Sonra birileri çıkıp “adalet var” diyor.

Hayır.
Adalet sadece binalarla olmaz.
Adalet, suçlunun korktuğu; masumun güvende olduğu yerde vardır.

Bugün toplumun en büyük problemi vicdan eksikliğidir. İnsanlar artık sadece kendi hayatına odaklanıyor. Başkasının acısı kimsenin umurunda olmuyor. Oysa sessiz kaldığımız her kötülük bir gün büyüyerek geri döner.

Kadına şiddet sadece kadınların problemi değildir. Bu bir insanlık problemidir.
Bir ülkede kadın korkuyorsa, o ülkede huzur yoktur.
Bir ülkede anneler ağlıyorsa, orada gelecek karanlıktır.

Artık bir şeylerin değişmesi gerekiyor.

Şiddet uygulayanların iyi hal indirimi değil, en ağır cezaları alması gerekiyor.
Kadını koruyan yasaların gerçekten uygulanması gerekiyor.
Dizilerin reyting uğruna şiddeti parlatmaması gerekiyor.
İnsanların susmaması gerekiyor.

Çünkü bazen bir insanın sessizliği, bir katilin cesaretidir.

Ve unutmayın…
Bir toplum kadınlarına nasıl davranıyorsa, aslında geleceğine de öyle davranıyordur.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?