
İçinde Kur’an’ın Kadir Gecesinde indirildiği için bin aydan hayırlı olan bu Ramazan ayında ORUÇ ibadeti ile birlikte, KUR’AN’I KUR’AN’DAN KUR’ANCA ANLAYARAK ÖĞRENMEK HEM İslam’ın hem imanın bir şartıdır.
Biliyoruz ki Âlemlere Rahmet son Allah Elçisi Saygıdeğer Hz. Muhammed’e gelen İLK VAHİY, Alak Suresinin ilk beş ayetidir. Bu beş ayette Yüce Allah, üç kitabı (evren, Kur’an, insan) anlayarak öğrenmeyi farz kılmıştır. Kur’an’da Yüce Allah’ın her buyruğu farzı ayın /öze farz hükmündedir. “İKRA’ /Oku, öğren/öğret” de bir buyruktur.
Neml/92. ayeti, imandan sonraki temel ibadetin Kur’an’ı anlayarak öğrenmek olduğunu bildiriyor.
91-92 Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı dokunulmaz kılan Mekke’nin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Ve ben Müslüman olmamla ve Kur’an’ı okuyup izlememle emrolundum. Artık kim kılavuzlanan doğru yola düşerse, yalnız kendisi için kılavuzlanan doğru yola düşmüş olur. Kim de saparsa hemen ‘Ben sadece uyarıcılardanım.” (Neml/91-92)
Kur’an okumanın temel ibadet olduğu şu ayette de yer alıyor:
85 Şüphesiz ki Kur’ân’ı (anlayarak öğrenmeyi) sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: “Benim Rabbim, kimin doğru yol kılavuzu ile geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu daha iyi bilendir.” (Kasas/88)
Neml/92. ayetinde “Müslüman olmakla” emrolunmak ifadesi imanın birinci şartına; ikinci şart ise “Kur’an’ı okuyup izlemek” olarak gösterilmiştir. Bu durumda Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’e verilen ana buyruklar ikidir:
- Müslüman olmak, yani iman
- Kur’an’ı anlayarak okumak, öğrenmek, yani temel ibadet.
Ayet, bu buyruklaştırmayı o şekilde düzenlemiştir ki, “Kur’an’ı anlayarak okuyup öğrenmek” hem iman şartı oluştur hem de İslam şartı…
İmanın şartlarından biri “Kitaplara iman” ise, Kur’an’ı anlayarak öğrenmeden Müslüman ve mümin olunabilir mi?
****
Alak suresinin ilk beş ayeti, bir Atatürk şairi olan Behçet Kemal Çağlar’ın gönlünde nasıl yankı bulmuş, onu da “Alak Suresi” başlıklı şiirindeki mısralarında görüyoruz:
“Yaratan Tanrı’nın adiyle oku
- Gönül şevki, ağız tadiyle oku –
İnsanı bir damla sudan halkeden
Bilmediği nice şeyi öğreten
İnsana okuma – yazma belleten
Allah’a şükr için vesile; oku!
Yüce Allah’ının ismiyle oku!
Bu kitap gerçeği süzüp yazıyor…
Buldukça bunuyor insan, azıyor;
Yola getirecek öğüt bundadır;
Candan seslen, Rabbin yanında hazır.
Temiz tut gönlünü, koy secdeye baş.
Silkin fanilikten, Allah’a yaklaş!”
***
Hz. Peygamber’in döneminden önce, öğrenme konusunda okumaktan daha çok, “dinlemek” öne çıkıyordu. Yüce Allah öğrenme konusunda Kur’an ile “okumayı” öne çıkardı.
* Önceki peygamberlere Ta-Ha/13. ayetinde geçtiği üzere “dinle” derken;
* Hz. Peygamber’e Alak/13’de; Müzzemmil/4’de; Ankebut /45’de Yüce Allah,
* Kendisine kulluk edip teslim olmak,
* Ve Kur’an okumak görevi ile emir olunduğunu elçisi Saygıdeğer Muhammed’e bildirmektedir.
* Neml/91-92. ayetlerinde de OKUmanın hem İslam’ın hem imanın bir gereği olduğu vurgulandığını yukarda görmüştük.
Alak suresinin 1 ve 3. ayetlerine bakınca,
İslam’da okumanın birincil görev ve ibadet olduğu görülecektir.
İdeal toplumun halkı ve yaşarken yaşatan bir uygarlığın bireyi olmanın olmazsa olmazı eğitim almak, öğretim görmek, yani OKUMAK’tır.
Yüce Allah’ın yedinci yüzyıldan kıyamete kadar geçerli olacak İslam’ın Yüce Kur’an’ını “İkra’ /OKU /Öğren/öğret” kelimesiyle başlattığını hepimiz biliyoruz. Kur’an, OKU buyruğu ile eğitim ve öğretim çalışmalarında üstünlüğü kulaktan alıp göze vermiştir. İnsanlık tarihi için bu buyruk, bir devrim niteliğinde olup yeni bir çağ açmanın başlangıcını oluşturmaktadır. Artık genelde insanlık, özelde Müslümanlar, okuyarak, yani araştırarak bilgiye ulaşacaklardır. Yetişkin insanlar, yetişkin toplumlar dinlemekten çokokuyarak kendilerini eğitmelidirler. İdeal toplum, Kur’an’ın OKU buyruğuyla başlattığı bilgi çağındaokuyan, araştıran insanların omuzlarında kurulup yükselecektir. Toplumların yetkinliği, “rüşde erişmeleri” okumaları ile doğru orantılıdır.



