BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9108 0,13%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.686,71 -0,01%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,62 0,62%
BITCOIN
73.221,00 -0,56%
GBP/TRY
61,8290 0,16%
EUR/USD
1,1645 -0,12%
BRENT
93,44 2,55%
ÇEYREK ALTIN
10.932,77 -0,01%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

VAR var ama Galatasaray olunca yok hükmünde!

SelcukIsikyazdi.jpeg

“Galatasaray’ın maçı olduğunda artık kollanma ve adaletsizlik kaçınılmaz oluyor, hakemler kurulmuş saat gibi işlerini çok güzel yapıyor!”

Ama bu hafta Trabzonspor bütün planlarını bozdu, orta hakem ve var hakemi tarafından bu kadar kollanmasına rağmen yenilmeleri canları çok yakmış olacak ki maçtan sonra Okan Buruk tünelde hakemlerin üzerine yürüdü ve ciddi kavgalar çıktı. Abdülkerim Bardakçı, Trabzonsporlu genç bir oyuncuya yumruk attı.

Maça biraz değinelim, neler olmuş? Özetle Cihan Aydın, belki de hayatının en iyi maç başlangıcını yaptığı bir derbiyi yönetti. Tabi bu başlangıç bi on beş dakika sürdü sürmedi bizde beklemediğimiz bir adil yönetim görünce şaşırmadık değil.

Lakin Trabzonspor maçta öne geçtiği anda Cihan Aydın hemen özüne döndü. Sonrası malum; Galatasaray’ın kazanması için elinden geleni yaptı ama bu sefer kazandıramadı!

Şimdi enteresan olan şu: Son bir buçuk senede Trabzonspor–Galatasaray maçlarına neden sürekli Cihan Aydın atanıyor? Merkez Hakem Kurulu’nun amacı ne? “Bu maçı bu hakemden başka yönetecek bir hakem yok mu? Yoksa sizin planınıza hizmet ettiği için mi atandı?”

Maçın en net kırılma anı 53. dakikada yaşandı. Barış Alper’in rakibine sert müdahalesi, VAR incelemesine rağmen kırmızı kart çıkmadı. Bu karar, gecenin en çok konuşulan anı oldu. Daha önceki maçlarda da verilmeyen kartlar, Galatasaray’a inanılmaz avantaj sağlamaya devam ediyor.

Abdülkerim Bardakçı’nın genç bir futbolcuya tokat atmasının daha önce Süper Lig’de bir benzerinde Jailson’a 8 maç ceza verilmişti. Bakalım Abdülkerim’e Disiplin Kurulu ne ceza verecek; takipçisi olacağız…

Şunu da belirtelim ki, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından bahis oynadığı gerekçesiyle 45 gün hak mahrumiyeti verilen Galatasaray kulüp doktoru Yener İnce’nin akredite alanında ne işi var? Bu kadar mı gözünüzü kan bürüdü! Galatasaray’ı kollamaktan kendinizi alamıyorsunuz?

TFF-MHK’nin şampiyonluk mücadelesinde kendi istedikleri takımı şampiyon yapmak için verdikleri mücadele inanılmaz seviyelere ulaştı! Sırf Galatasaray şampiyon olsun diye diğer takımların yok sayılması, Türk futbolunun bekası için kabul edilebilir bir durum değil.

Trabzonspor’un haklı galibiyeti

Tüm bu tartışmaların ve kavgaların ötesinde ise Trabzonspor’un sahadaki emeğini ayrı bir yere koymak gerekiyor. Çok ciddi eksiklerine rağmen bordo-mavililer yüksek mücadele gücüyle oynadı, pes etmedi ve 2-1’lik galibiyeti hakeme rağmen söke söke aldı.

Trabzonspor taraftarının verdiği tepkileri görünce bir uyanışın başladığını net bir şekilde görmüş olduk. Özellikle açılan koreografilerde inanılmaz göndermeler yaptılar. Uzun bir süredir “kardeş takım” hüviyetinden çıkıp Galatasaray’ın kollanmalarına tepki göstermeleri takdire şayandı. Umarım haksızlığa karşı tepkilerini göstermeye devam ederler.

Kaos: Kadıköy’de şampiyonluk sınavı”

Fenerbahçe–Beşiktaş derbisi bitti ama geride kalan tablo malum: Memnun olan da var, olmayan da. Bir kesim oyundan şikâyetçi, diğer kesim üç puanın peşinde. Kısacası Fenerbahçe’de kaos hiçbir zaman bitmiyor.

Sakat oyuncuların dönüşü ise bu kaosun içindeki en net pozitif başlıktı. Özellikle Milan Skriniar’ın geri dönüşü savunmayı toparladı, takımın ne kadar kritik bir parçası olduğunu bir kez daha gösterdi. Anderson Talisca’nın dönüşü hücumda umut verirken, Marco Asensio’nun sakatlığı moralleri yeniden aşağı çekti. Bu üç isim bile Fenerbahçe’nin sezon hikâyesini özetler nitelikte.

Maça son derece istekli ve baskılı başlayan bir Fenerbahçe vardı. Maçın başında girilen ve kaçan fırsatlar, takımın üzerindeki “şampiyonluk kaybedilecek” baskısını maç sonuna kadar yüksek boyutlara çıkardı. Maç içinde dengeli oyun üzerinde duran Domenico Tedesco, kanaatimce oynaması gerektiği gibi maça çıktı.

Ve o kaçan fırsatlar…

Maç içinde kırılma anları çok fazlaydı. Özellikle dört kez kaleciyle penaltı atar gibi karşı karşıya kalmak ve gol bulamamak derbide affedilecek bir durum değil. Her kaçan pozisyon tribündeki gerginliğin baskının daha da artmasına neden oldu.

Artık yine klasikleşen “şampiyonluk gitti, yarıştan kopuyoruz” denildiği anda, her ne kadar Beşiktaş kanadında penaltı olarak kabul edilmese de spor kamuoyunun büyük çoğunluğunun net ve tartışmasız penaltı dediği pozisyonda Kerem Aktürkoğlu’nun penaltıyı golle sonuçlandırmasıyla derbiden üç puanla ayrılan taraf Fenerbahçe oldu.

Özellikle Fenerbahçe yönetiminin devre arası transfer politikalarının ağırlıkla tartışıldığı, teknik direktörünün ağır eleştirilere maruz kaldığı bir dönemden geçiyoruz.

Yapılması gereken hamlelerin yönetim tarafından eksik yapılmış olması, özellikle forvet transferinin istenilen düzeyde olmayışı ve teknik direktörün buna bulduğu çözümlerin yetersiz kalışı kalan 6 lig maçında can sıkacak gibi duruyor.

Ben ağır teknik direktör eleştirilerine katılmasam da güvenilmesi gerektiğini savunan biriyim. Eleştirilere açık olan, hatalarında ısrar etmeyen, mevcut durumda sürekli çözüm arayan genç ve dinamik bir hocası var Fenerbahçe’nin.

Oyun anlamında takımın hâlen istenilen düzeyde olmaması ve sakatlık problemleri, gerçekten Fenerbahçe’yi bu sene baya zorladı. Darbeye dayalı sakatlıkların fazla olduğu bir sezon geçiyor.

Türk futbolunun içinde bulunduğu kaosu gördüğümde, TFF-MHK ortaklığının hakem marifetiyle ligin şampiyonunu tayin etmeye çalıştıklarını görmek hakikaten spor severleri inanılmaz strese sokuyordur. Umarım vicdanın ve adaletin ön plana çıktığı bir lig sonu yaşarız.

Sevgilerimle…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?