
“Sakın Haa” olayı hala gündemde ciddi bir şekilde yer almaya devam ediyor.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Dursun Özbek arasında geçtiği öne sürülen bu ifade, zaten tartışmalı olan hakem performanslarının en ufak hatada faklı tartışmaları gündemde taşımaya haklı olarak devam ediyor.
Bu terslikte bir iş var!
Mesele artık tek tek maçta yaşanan pozisyonlar değil; hakemlerin Galatasaray maçlarında sergilediği genel refleks ve vücut dilleri.
Kritik anlarda çalınan düdükler, temas standardındaki farklılıklar ve kart tercihleri, hakemlerin futbolculara olan davranışlarına kadar birçok örnek verebiliriz.
Galatasaray - Eyüpspor maçı, skorundan çok iki takım arasında antrenman havasında geçmesi, Okan Buruğun elinde fırsat veremediği futbolcuları oynatması, sezon başı hazırlık kamplarındaki maçlar gibi ligin kalitesinden çok uzak, marka değeri açısından kötü bir maçtı.
Eyüpspor cephesindeki tablo da çok farklı sayılmaz. Kulübün mevcut yönetim yapısı, geçmişte net bir şekilde Galatasaray taraftarlığı yapmaları ve şu anda kayyum süreciyle yönetiliyor olması, sahadaki dirençsiz görüntüyle birleşince “B takımı” benzetmeleri özellikle sosyal medyada çok yapıldı.
Özellikle turuncu kırmızılı ekipte bazı futbolcuların ne yaparsa yapsın saha içinde kart görmeyecekleri güvenini izlerken görmemek mümkün değil. Ev sahibi takımın oyuncusu ayağa basmalarda kart görmüyor Eyüp sporlu futbolcu hafif dokununca sarı kart görüyor.
Maçın 39. dakikasında Bedirhan oyundan atıldı! Eyüp sporlu futbolcuya verilen kırmızı kart hakikaten skandal ve çok ağır bir karardı.
Galatasaray’ın puan kaybı ihtimalinin belirdiği anlarda özellikle de Avrupa dönüşlerinde hakemlerin adeta panik moduna geçmesi, “rakip gol atarsa ne olur?” baskısını hissettiği maç esnasında net gözüküyor.
Sanki sistem, Galatasaray’ın maç kaybetmemesi üzerine ekstra bir çaba sarf ediyor. Bu durum doğrudan saha içine yansıyan bir özgüven sorunu haline dönüşüyor; bir taraf gayet rahat oynarken, diğer tarafta mücadele eden futbolcular, acaba atılır mıyım kart görür müyüm psikolojisiyle maç kazanmaya çalışıyor.
Futbolun doğasında elbet hata vardır; lakin sürekli aynı yönde oluşan hatalar, kesinlikle tesadüflerle açıklanamaz tıpkı Galatasaray’ın özellikle son 3 yılında bütün Avrupa maçları dönüşünde iç sahada oynaması gibi…
Milyonlarca futbolseverin Galatasaray’ın kollandığını artık ciddi manada özellikle sosyal medyada konuşulur hale geldi. Fakat bu durum bir iki haftalık değil sezon genelinde bu şekilde maalesef.
Benim anlamadığım burada en kritik hakem hatalarında bile tüm spor kamuoyu bunun hata olduğunu söylerken sadece Galatasaray taraftarının bunun hata olduğunu kabul etmemesi enteresan, illaki arada doğruları söyleyenlerde oluyor ama ne olursa olsun biz şampiyon olalım kafası Türk futbolunun içende bulunduğu kaosu ispatlıyor.
**
Bize her yer Kadıköy!
Fenerbahçe derbiye Karadeniz’de fırtına gibi başladı, inanılmaz bir enerjiyle önde baskı, hızlı paslarla ve sürekli gol arayan bir oyun anlayışıyla oyunu maçın başında domine etti.
Lakin maçın başında Trabzonsporlu oyuncu Oluai Talisca’nın eline bilerek basmasına rağmen hakem ve VAR’ın pozisyonu bilerek es geçmesi, bu pozisyon tekrarlarında gördük ki VAR’ın küçük bir incelmeyle görebileceği pozisyonun dikkate bile alınmaması VAR yönetiminin iyi niyetli olmadığını gösterdi.
Fenerbahçe’nin maçın başında yediği golden sonra en önemli detay oyun anlamında panik yapmamasıydı artı oyun disiplininden kopmadan, doğru planla oyununa kaldığı yerden devam etti ve arka arkaya bulduğu gollerle 1-2 öne geçti. Bu bölüm, derbide psikolojik dayanıklılığın ne kadar belirleyici olduğunun net ispatıydı.
Maçın skorunu etkileyen skandal hata…
Trabzonspor yeniden gol buldu ve skor 2-2’ye geldi. Trabzonspor’un ikinci golü öncesinde inanılmaz skandal bir hata yapıldı Kerem Aktürkoğlu’na yapılan net faulün verilmemesi maçın sonucunu etkileyen en önemli hataydı. Halil Umut Meler ve VAR’ın bu pozisyondaki kararı, yalnızca “hata” değil; doğrudan skoru etkileyen bir art niyet olarak kayıtlara geçti. VAR Hakemi Ömer Faruk Turtay skandal hatalarıyla geceye damga vurdu.
VAR var gibi ama yok!
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu seçildiğinde ilk verdiği demeçlerden biri orta hakemin hata yapabileceği fakat VAR hakeminin asla hatasını kabul etmeyeceğini gereken cezaların ve aksiyonların alınacağını söylemişti, gelinen nokta da bunların sadece söylemde kaldığı görmemek ahmaklık olur. Sözde VAR’ın amacı bu tip net hataları düzeltip akıllardaki soru işretlerini ortadan kaldırmak iken yapılan bu hatalar maalesef Türkiye Futbol Federasyonuna ve Merkez Hakem Kuruluna güveni yok ediyor. Yayıncı kuruluşun da bu kritik pozisyonları net olarak yayınlamaması da cabası…
Derbide ikinci yarı..
Fenerbahçe ikinci yarıya şampiyonluğa inanan beraberliği korumaya değil kazanmaya çıktığını, zaten maç başlangıcındaki harika oyununu devam ettirerek gösterdi ve maçın skorunu tayin eden Talisca – Kerem ve Asensio iş birliğiyle ders niteliğindeki harika golü ikinci devrenin hemen başında bularak derbiden altın değerinde 3 puanla ayrıldı.
Domenico Tedesco harika detay
Domenico Tedesco’nun maç içindeki müdahaleleri, maça çıkardığı ilk on biri ayrıca dikkat çeken önemli detaylardan biriydi. Fenerbahçe geri düşmesine rağmen bile oyun planından kopmadı, panik yapmadı ve ikinci yarıyı yine yüksek konsantrasyonla oynadı.
Türkiye’de çoğu zaman göz ardı edilen şey, teknik direktörün kriz anındaki oyuna müdahaleleri ve dokunuşlarıdır. Birçok maçta bunu gösteren oyuncularıyla harika bir iletişimi olan Tedesco süreci harika yönetmeyi biliyor. Taraftarın gönlünde taht kuran Tedesco maç sonu röportajlarında, duruşuyla karakteriyle Türk futboluna damga vuracak gibi gözüküyor.
Şahsen uzun bir süredir Türkiye’de bu kadar işini profesyonelce yapan saha dışına çıkmak yerine saha içinde kalmayı tercih eden duruşuyla tüm teknik direktörlere adete iletişim dersi veren bir teknik direktör performansı izliyoruz.
61 plakalı Araçla stada gelmek?
Saha dışında ise en çok konuşulan görüntülerinden biri ise TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 61 plakalı araçla stada gelişi oldu. Daha önce Dursun Özbek ile kapalı kapılar ardında yaptığı görüşme iddiaları halen gündemdeyken, böyle sembolik bir görüntü birçok taraftar tarafından “mesaj mı veriliyor?” yorumlarında bulundu.
Türk futbolunun en büyük sorunu artık sadece hakem hataları değil; kurumlara duyulan güvenin zedelenmiş olması. Güven olmayınca, en sıradan görüntü bile tartışma yaratmaya yetiyor. Özellikle de TFF Başkanı, seçim süreciyle ve sonrasında söyledikleriyle maalesef çelişmeye devam ediyor.
Sevgilerimle…




Ağzına yüregine sağlık