
Merhaba değerli okurlar, bugün sizlerle hepimizin hayatının tam merkezinde yer alan ama çoğu zaman kontrolü usulca elimizden alan bir konuyu konuşmak istiyorum... Ekran bağımlılığı ve buna karşı en güçlü kalkanımız olan spor.
Gelin dürüst olalım; sosyal medyanın ve dijital dünyanın bizden kopardığı en değerli şey kesinlikle zamanımız. Ekran karşısında saatlerce oyalanıyor, sürekli bir şeyler izliyor veya amaçsızca kaydırıyoruz. O an için eğlendiğimizi sanıyoruz ama telefonu elimizden bıraktığımızda kendimize "Bunca saat bana ne kattı?" sorusunu sormaktan kaçamıyoruz. Cevap maalesef çoğu zaman koca bir hiç oluyor. Elimizden kayıp giden, ne yaparsak yapalım asla geri getiremeyeceğimiz zamanımızdan başka bir şey değil.
Peki, bize hiçbir gerçek fayda sağlamayan bu ekranlar yerine enerjimizi spora yöneltsek nasıl olur? Spora başlamanın, atacağımız adımın büyük ya da küçük olmasının inanın hiçbir önemi yok. Asıl mesele, hayatımızda çok kritik bir rol oynayan zamanımızı kendimiz için en faydalı şekilde kullanmaya karar vermektir. Harekete geçmek, ter dökmek ve bedeni çalıştırmak, kendimize katabileceğimiz en değerli yatırımdır.
Teknoloji elbette hayatımızı inanılmaz derecede kolaylaştırıyor, bilgiye anında ulaşmamızı sağlıyor. Ancak sınırları aştığımızda işin rengi değişiyor. Hareketsizlikten doğan fiziksel sıkıntılar, sürekli başkalarının kusursuz gibi yansıtılan hayatlarını izlemekten kaynaklanan psikolojik yorgunluklar ve aynı odada oturup birbirinin yüzüne bakmayan yalnızlaşmış bireyler haline gelerek ağır bedeller ödüyoruz.
Hayatı bir ekranın arkasından sessizce izlemek yerine, sahaya inip kendi hikayemizin başrolü olmalıyız.
Çözüm, teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak değil elbet; onu bir amaç değil, sadece bir araç olarak görmek. Teknolojiyi yalnızca ihtiyacımız olduğunda, gerektiği kadar kullanırsak hem zihnimiz hem de bedenimiz için harika bir denge kurmuş oluruz. Etrafımıza baktığımızda, sporla aktif olarak ilgilenen gençlerin bu dijital bağımlılık tuzağına çok daha az düştüğünü görüyoruz. Çünkü onların hayatlarında uğruna çabaladıkları, tutkuyla bağlandıkları ve gerçek bir başarı hissi tattıkları somut bir meşguliyetleri var.
Bizim de yapmamız gereken tam olarak bu. Herkesin yeteneği ve ilgisi farklıdır önemli olan kendimize ait o sporu, o hobiyi bulmak için denemekten vazgeçmemek. Hadi, bugün o telefonu cebimize koyalım, başımızı ekrandan kaldıralım ve kendimiz için gerçek bir adım atalım. Akıp giden zamanı geri alamayız ama kalan zamanımızı nasıl değerlendireceğimiz tamamen bizim elimizde.




Başarılarının devamını dılerım