BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9143 0,13%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.667,78 -0,30%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,57 0,57%
BITCOIN
73.391,00 -0,33%
GBP/TRY
61,8370 0,17%
EUR/USD
1,1648 -0,09%
BRENT
93,15 2,23%
ÇEYREK ALTIN
10.901,83 -0,30%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

PAUL VALÉRY VE MÜZİK

Vural Yıldırım yazdı

Paul Valéry (1871 - 1945), Fransa’nın 20. Yüz yılda dünyaya kazandırdığı büyük şair. Ömür boyu şairliğinin yanında zihnin analizi üzerinde çalışmış ve bu anlamda yapıtlarını inşa etmiş bir entelektüel. Onun dünyasında duygular ancak çok boyutlu kültürel süzgeçlerden geçtikten sonra sanata dönüşebilir. Aslında bir bakıma pür sanat anlayışını kendine göre yorumlamıştır. Valéry’nin sanat anlayışında dominant “saf”lık, en uç noktalarda kendini gösterir. Okur dizeler arasında zihinsel labirentin kodlarını çözme peşine düşer. Şiir denince klasik anlamda okuyucuya doğrudan verilen imgeler dünyası akla gelebilir. Valéry yapıtlarındaki anlamı okuyucunun kendi iç dünyasında aramasını sağlar.

O anlamda zordur Valéry okumaları…

Her ne kadar sembolizm akımının öncülerinden olduğu kabul edilse de, kendisini dar alana sıkıştırmak haksızlık olur. Tıpkı Yahya Kemal gibi o da şiirini “ses”ler üzerine kurmuştur. Bir başka değişle Valéry için şiir müzik temelinde varlık bulur. Böylece O bizleri şiirsel dil zemininden müzikal söyleme doğru yolculuğa çıkarır.Yaşamı boyunca tuttuğu günlük aynı zamanda onun ontolojik sorgulamaları ve yaşam felsefesini belirler. Felsefe, psikoloji şiir ve müzik, hepsi bu günlüklerin içinden tasarlanmıştır.

Fransız çağdaşlarını olduğu kadar ülkemizden Yahya Kemal Beyatlı, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi şairleri de etkiler. Ahmet Hamdi Tanpınar, Paul Valéry'den ‘’üstat’’ diye bahseder. Çünkü Valéry dilin güç ve iktidar için bir hâkimiyet alanı olduğunu savunur. Yahya Kemal ise tıpkı Valéry gibi şiirde form ve müzikaliteye önem veren şairlerimizdendir. Her ne kadar etkileşim olsa da, Yahya Kemal, Milli ve İstanbul merkezli uyum ontolojisi benimserken, Valéry felsefi odak ve bilinç ritmine yönelir.

Şiir ile olan ilişkisini kendi zihin aktivitelerinin tamamında senfonik tasarımlar düzleminde gerçekleştirmiştir. Bu durum bize Arthur Schopenhauer’un müzikal anlayışını benimsediğini gösterir. Ona göre müzik sadece seslerin bir tasarımı değil, matematiğin duyguyla birleştiği mimaridir. Bir başka değişle şiir, müziğe ulaşmak için alt basamaktır.Müziğin felsefesinde yatan incelikleri kendisi şiir sanatında savunmuştur. Müzik ve düz yazı arasındaki farkı, “dans etmek ile yürümek” gibi diye ifade eder. Valéry sanatı bir “yapı söküm” ve yeniden inşa süreciolarak kabul eder. Ona göre sanatların üzerinde mutlak olan arınmış müzik vardır. Ve müzik zihnin kendi işleyişine tutulan bir aynadır. Müzik “saf özgürlük” alanıdır ve şiir bu noktada müziğe ihtiyaç duyar. Sözler anlamın tetiklemesiyle müzikte var olan “saf” etkiyi yakalamakta zorlanır. Müzikte içselleşmiş süregelen akış Valéry için şiirde de aranmalıdır. Söz hazineleri müzikal tınılar gibi sarsıcı olmalıdır. Müzik aynı zamanda tıpkı mimari gibi insan için mekânlar yaratır düşüncesi onun sanat formunu belirler. Katedrali arkeolojik müzikal yapıya, senfoniyi ise soyut mekânsalyapıya benzetir. Valéry, Richard Wagner’in müziğine hayranlık duyarken mesafesini korur. Wagner müziğindeki hayranlık uyandıran güç ve duygusal yoğunluk Valéry’nin “denetimli zihin” düşüncesini tehlikeye sokar. Valéry müziğin “saf farkındalıkyaratmasını savunur. Ona göre müzik duygu patlaması ve/veya “ilham” neticesinde değil, mühendislik tasarımın sonucudur. Valéry, müziğe sanat olmanın ötesinde matematiksel hesaplar, frekans oranları gibi arka planda yatan düzen nedeniyle hayrandır. Onun bu hayranlığı uzaktan mesafeli bir ilişki değil, ClaudeDebussy ve İgor Stravinsk gibi modern müziğin mimarlarıyla olan diyaloglarıyla somutlaşmıştır. Valéry, Debussy’nin çalışmalarını “zihnin doğadaki matematiği keşfetmesi” olarak ifade eder. Debussy’de ise müziğin mimarisi ile ihtişamını bulur. Böylece bir şairin kelimeler arasındaki yolculuğu evrenin matematiksel hesaplarına müzik kanalıyla indirgenir.

Valéry’i anlamak için modern müzik ve mimarinin estetik tasarım metotlarını kavramak gerekir. Çünkü müzik dinlemenin bir “zekâ işi olduğunu savunur. Yazımızı Paul Valéry’nin Sabri Esat Siyavuşgil çevirisi ile Deniz Mezarlığı şiirinden birkaç dizesi ile bitirelim.

Üstünde güvercinler gezen şu rahat damın

Kalbi atar ardında birkaç mezarla çamın;

Şaşmaz öğle zamanı ateşlerle yaratır

Denizi, denizi, hep yeni baştan denizi!

Tanrıların sükûnu çeker gözlerimizi,

Bir düşünceden sonra ah o ne mükâfattır!

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Hatice Semiz 07.03.2026 20:34

Tebriklerimi iletiyorum

Yanıtla
Mehmet Tayfun Yılmaz 07.03.2026 22:10

Emeğinize sağlık

Yanıtla
Sevda Gül 09.03.2026 08:53

Kıymetli Hocam, 20. Yüzyılın önemli Fransız şairi Paul Valèry’nin eşliğinde, Klasik Batı Müziğinin önemli bestecilerini, sizin ilham veren bu muhteşem yazınızda, değişik boyutlardan, çok farklı bir bakış açısıyla tanımış oldum. Emeğinize sağlık…Sonsuz teşekkürlerimle…

Yanıtla