BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,8532 -0,02%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.687,67 0,00%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
110,94 0,00%
BITCOIN
73.604,00 -0,04%
GBP/TRY
61,7413 0,02%
EUR/USD
1,1657 -0,02%
BRENT
91,12 -1,70%
ÇEYREK ALTIN
10.934,34 0,00%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
20 °

İZKUDET İzmir kruvaziyer ve deniz raporu

Korhan Bilgin yazdı

İzmir Kruvaziyer ve Deniz Turizm Derneği, 2020 yılında; “Kruvaziyer ve deniz turizmi başta olmak üzere, İzmir ve kruvaziyer limanında turizm alanında çalışmalar yapmak, bu çalışmaları kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, ilgili kurum ve kuruluşlar, tüm turizm paydaşları, STK’lar ve basın kanalıyla halkımız ile paylaşmak suretiyle sektörün bilgi sahibi ve organize olmasına katkıda bulunmak, sektördeki gelişmeleri duyurmak, tanıtmak ve sektöre ilgi çekmek” amacı ile kurulmuştur.

Kuruluş amacımıza uygun olarak hazırlanan bu raporda, kişi, kurum ve kuruluşlar hedef alınmadan, bir sivil toplum örgütü anlayışı ve siyaset üstü bir yaklaşımla, yalnızca sektörün beklentileri ve menfaatleri göz önüne alınmak suretiyle, İzmir turizminin ve İzmir Alsancak kruvaziyer limanının aktif ve doğru kullanılması için tüm İzmir turizm paydaşlarının neler yapması gerektiği, hangi adımların nasıl atılması gerektiği vurgulanmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken sektörde yaşanan gelişmeler incelenmiş, bu konuda dernek olarak görüş ve yorumlarımız sunulmuştur.

2019’dan beri ilimizdeki kruvaziyer turizmini canlandırma konusunda yapılan birçok girişim maalesef yeterli ilgiyi ve etkiyi sağlayamamıştır. Halbuki pandemiden dolayı global turizmin ve dolayısıyla kruvaziyer turizmin resetlendiği bu fırsat yıllarında yapılması gereken çok önemli çalışmaların olması gerekliliği kaçınılmazdır. Hâlâ sektördeki değişiklikleri ve beklentileri çok iyi analiz edip çalışmalar yapılarak kruvaziyer turizm konusunda İzmir’i pandemi sürecinde bu değişikliklere hazırlamak ve tanıtmak mümkün olabilir. Yeter ki kamu ve yerel yönetimlerimizce sektör hakkındaki kararların ivedilikle ve kararlılıkla alınması sağlansın.

Bu rapor; İzmir halkının menfaatleri ve sektör paydaşlarının yerel yönetimlerden beklentilerini göz önüne alarak hazırlanmıştır.

Sektör paydaşları olan turizmciler, acentalar, rehberler, turizm taşımacıları, taksiciler, esnaf, kafe ve restoran işletmeleri, tedarikçiler vb. gibi yüz binlerle ifade edilebilecek İzmir halkının büyük çoğunluğu, kruvaziyer gemi ile ilimize gelecek turistin harcayacağı, 2014’te İzmir Ticaret Odası’nca yapılan istatistiki çalışmalarca belirlenmiş ve açıklanmış; kişi başı ortalama 115 dolar olarak kayıtlara geçmiş olan bu döviz harcamalarına sektörün çok ama çok ihtiyacı vardır. Halkımızın yararlanabilmesi için yeni iş alanları ve istihdam yaratma konusunda çalışmalar yapan yerel yönetimlerimizin dikkatini çekecekleri ilk sektör turizmdir ve bir liman şehri olma özelliğiyle ön plana çıkan, yatırım yapılması açısından ilk düşünülecek sektör ve pazar kruvaziyer ve deniz turizmidir.

Belirtildiği gibi 2019’dan beri bu konuya dikkat çekme gayretleri sonuçsuz kalmıştır. Sadece İzmir’e gelecek kruvaziyer gemiler konusunda değil, tüm İzmir’in turizm konusunda tanıtma ve marka olma ihtiyacı kaçınılmazdır. Daha önceki yönetimlerin ne yapıp yapmadığı konusunda tartışmanın yersiz olacağını bilerek bugün itibarıyla ne yapılması gerektiği üzerinde ivedilikle çalışmalar başlatılmalı, neticelendirilmeli ve çalışmaların sonuçları derhal hayata geçirilmelidir; çünkü turizm sektörü her gün yeni katılan pazarlarla büyümekte ve rekabet artmaktadır. Raporumuzun geri kalan kısımlarında dernek olarak fikirlerimiz, önerilerimiz ve tavsiyelerimiz olacaktır. Bu konuların dikkate alınması ve uygulanması İzmir turizminin geleceği açısından bizlerce önemlidir.

Derneğimizin sektör hakkındaki görüş ve önerilerini bildirmeden önce İzmir turizminin planlanması ve karar alma mekanizması hakkındaki görüşlerimizi sunmak isteriz:

2019 yılında İZTO ve Türkiye Kruvaziyer Platformu Başkanı Sayın Mahmut Özgener’in ev sahipliğinde, TURSAB Ege BTK ve bizlerin isteği doğrultusunda düzenlenen “1. ve 2. Kruvaziyer Platformları” kruvaziyer turizmi için umutları yeşertmiş, platforma katılım üst düzeyde gerçekleşmiş, kruvaziyer ve deniz turizm sektörünün canlandırılması, tekrar eski günlerdeki ivmenin yakalanabilmesi için İzmir’deki tüm kamu ve yerel yönetimler başta olmak üzere odalar, birlikler, STK’lar ve bu konudaki uzman kişiler konuşmalar yapmış, kendi birimleri adına ve genel üzerinden görüşlerini bildirmişlerdir. Platformlarda neler yapılması gerektiği, nasıl yapılması gerektiği, eksiklikler, yanlışlıklar konuşulmuş, bu konuşmalar kayıtlara geçirilmiştir. Platformların devam etmesi ümidi ve isteğinde olan biz sektör paydaşlarının beklentilerinin aksine platformlardan hiçbir sonuç alınmadan bu toplantılar nihayete erdirilmiştir.

Sektörün ihtiyaçları ve güçlükleri herkes tarafından bilinmesine ve kabul edilmesine rağmen tarafımızca bunların üzerinde çalışılması için önerilen “çalışma komisyonları” hem İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri hem de İzmir Ticaret Odası yetkilileri tarafından reddedilmiştir. Sebep olarak bu çalışmaların kendi içlerindeki birimler tarafından yapılacağı ve biz sektör paydaşlarına en kısa zamanda çalışmaların sonuçlarının açıklanacağı belirtilmiştir. Lakin platformların düzenlenmesinin üzerinden üç sene geçmesine rağmen hâlâ bu bildirimler ve açıklamalar gerçekleşmemiştir. Çalışmaların olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığımız için her iki kuruma da dernek olarak toplantı isteğimiz iletilmiş ama cevap alınamamıştır. Toplantı istek kayıtları tarihleri ile elimizde mevcuttur.

Raporumuzun başında da belirttiğimiz üzere amacımız bellidir, ısrarımız İzmir içindir. İsteklerimiz bellidir ve raporumuzun ilerleyen bölümlerinde yer almıştır.

Öncelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulmuş bir turizm komisyonunun varlığından haberdarız, lakin bu komisyonun çalışmaları hakkında bilgi sahibi değiliz; çünkü bu komisyonun ve belediye bünyesindeki Turizm Müdürlüğü’nün çalışmaları hakkında kamuoyuna paylaşımlar yapılmamaktadır. Kruvaziyer platformlarına davet görmüş bireyler olarak bu yerel yönetimlerin derneğimizin mevcudiyetinden haberdar olduklarını bilmemize rağmen derneğimiz STK olarak muhatap kabul edilmemektedir. Bunun ivedilikle giderilmesini öncelikle ilgili kurum ve kuruluşlardan talep etmekteyiz.

Her ne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bir turizm komisyonu kurulmuş olsa da kruvaziyer ve deniz turizm konusunda şehrimizin geleceği ile ilgili sorunların paylaşıldığı, kararların alındığı bir komisyonda sektörümüzü temsil eden temsilcilerin bulunmadığı kanaatindeyiz. Ticaret Odası eski yönetiminde de bir fiil kruvaziyer ve deniz turizmi konusunda uzmanlaşmış, şu anda danışman olarak tekrar İZTO’da görev yapan Sayın Mine Güneş’in bu toplantılarda yer alıp almadığı konusunda tarafımızca bilgi sahibi olunmamaktadır ama İzmir Deniz Ticaret Odası Başkanı Sayın Yusuf Öztürk maalesef kendi odasını temsilen bu toplantılarda fikir ve görüşlerine başvurulmadığı bilinmektedir. Yıllarca bu sektörde birçok deneyimi olan bu insanlardan yararlanılmaması çok büyük bir eksikliktir ve bu eksikliğin giderilmesinin kruvaziyer ve deniz turizminin geleceği ve menfaatleri açısından gerekliliği düşünülmektedir.

Bu komisyon toplantılarının İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında olduğu bilinmekte ve bu komisyonun kuruluşuna ve çalışmalarına da saygı duyulmaktadır, lakin üç senedir İBB Başkanlığından şehrimizi alakadar eden konularda sonuç beklenmekte ve beklenen çalışmalar ve sonuçlar maalesef hâlâ kamuoyu ile paylaşılmamaktadır. Aynı zamanda İzmir Ticaret Odamız’ın da bünyesinde bir turizm komisyonu olduğu bilinmekteyse de İZTO’nun gerek İzmir’in tanıtımı konusunda gerekse İzmir turizminin geliştirilmesi konularında bünyesindeki mevcut turizm komisyonunun nasıl bir çalışma yaptığı hâlâ bilinmemektedir. Aynı İBB gibi bir çalışmaları varsa bile bunu kamuoyu ile paylaşmadıkları gözlemlenmektedir. Yine Valilik bünyesinde bulunan İzmir Turizm İl Müdürlüğü’nün de İzmir Valimizin yetkilendirmesi ile kendi bünyesinde kurduğu ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Türkiye Tanıtım Ajansı (TGA) tarafından fonlanan ve konusu İzmir turizmi olan bu komisyonun da çalışmalarının neler olduğu konusunda fikir sahibi değiliz.

Sivil toplum kuruluşları olarak bu ketum ve konservatif yapılardaki komisyonların çalışmaları hakkında bilgilendirilmek, bilgilendirilmemiz durumunda ise bu çalışmalar hakkındaki görüşlerimizi bildirmek, fikir beyan etmek ve yapıcı eleştirilerimizi paylaşmak isteriz. Tekrar hatırlatmakta yarar görülmektedir ki bu istek tüzüğümüz doğrultusunda en doğal ve tabii hakkımız olarak kabul edilmelidir. Ama asıl önemli olan konu ise İzmir şehrinin, İzmir halkının, bu kurum ve kuruluşların, yerel yönetim ve odaların oluşturdukları komisyonların atıl ve yavaş kalmaları nedeniyle hak ettikleri konumlara bir türlü gelememelerine neden olmasıdır.

Bu komisyonların işleyişlerinin takip edilmesi ve daha etkin bir şekilde çalışmalarının sağlanması için bir üst komisyon kurulması elzemdir; çünkü mevcut komisyon çalışmalarının yetersizliği ve etkisizliği biz STK temsilcilerini karamsarlığa ve umutsuzluğa itmektedir. İşte bu durumda raporumuzun amacını teşkil edecek olan bir üst komisyonun oluşturularak bahsettiğimiz tüm diğer alt komisyonların çalışmalarına liderlik edecek bir yapı oluşturulması yani şu an mevcut olan İzmir İl Turizm Konseyi’nin turizm konusundaki çalışmaların koordinasyonu ve organizasyonu açısından liderliği önemlidir ve bu raporda talep edilmektedir.

Bu konseyin kendi cümleleri ile tanımı şu şekildedir:

“Esasen, İzmir ilinin tanıtımı amacıyla kurulan ‘İzmir İl Turizm Konseyi’, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara, ulusal yasalara ve 02-03-2007 tarih, 26450 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Stratejisi - 2023’e dayanmaktadır. İzmir valisi konseyin doğal başkanı olup, İzmir’de faaliyet gösteren turizm sektörü ile doğrudan ve dolaylı olarak bağlantılı kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve ilgili özel sektör temsilcileri konseyin doğal üyeleridir. İl turizm konseyi icra kurulu, alt çalışma komiteleri ve sekreteryadan oluşur. İzmir ilinin gelişiminde sürdürülebilir turizm yaklaşımı ile turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması, uluslararası turizm pazarında önemli bir destinasyon olarak ön sıralarda yer alması ve marka kent haline getirilmesini sağlamak için ‘İzmir Turizm Konseyi’ oluşturulması amaçlanmıştır.”

Ayrıca bu amaç kapsamında İzmir’in mevcut kültür ve turizm potansiyelini kullanmaya yönelik çalışmalar yapmak, İzmir için turizm ve eylem stratejisi hazırlamak, İzmir’de turizm altyapısını geliştirmeye yönelik planlama çalışmalarını koordine etmek, örgütlenme, kent kimliğinin benimsetilmesine yönelik faaliyetleri organize etmek; İzmir’in uluslararası, ulusal ve bölgesel ölçekte bir marka olması amacıyla çalışmalar yürütmek ve organizasyonlar geliştirmek, ulusal ve uluslararası alanda turizm profesyonellerine ve kitlelere yönelik tanıtım faaliyetleri organize etmek, İzmir’de turizm sektöründe işgücü niteliği ve yeteneklerini geliştirmek üzere eğitimler organize edilmesini desteklemek, İzmir’de turizm sektörü ile ilgili kamu ve özel sektör kuruluşları ile STK’lar arasında etkin bir iletişim, işbirliği ve koordinasyon sağlamak, İzmir’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve sürdürülebilir kılınmasına yönelik ürün geliştirme faaliyetlerini organize etme amacıyla ortak stratejiler geliştirmek ve eylem planları hazırlanmasını sağlamak, İzmir’de turizmin geliştirilerek yerel ekonomik kalkınmada öncü bir sektör olmasına destek vermek, turizm alanında yeni istihdam olanakları yaratılarak kent ekonomisine canlılık getirmek üzere çalışmalar yapmak ve bu olanaklara kolay erişim sağlamak, turizm konusunda hazırlanan ulusal, bölgesel ve yerel plan ve stratejilerin uygulanmasını takip etmek ve her aşamada durum değerlendirmesi yapmak, sektöre yönelik yapılacak çalışmalarda teknik destek ve danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda yardımcı olmak, taşınmaz kültür varlıklarının restore edilerek turizme hizmet edecek şekilde işlev kazandırılmasına yönelik projelendirmesine destek vermek, turizm alan ve merkezlerindeki planlamaların tamamlanarak yatırımcıları teşvik edici çalışmalarda bulunmak ve tahsise çıkarılması sürecini hızlandırmak, yapılan çalışmaların ve uygulama projelerinin takibi ve değerlendirmesini yaparak geri bildirim sağlamak gibi çalışmalar öngörülmektedir.

İzmir valisi başkanlığında, vali yardımcısı, İl Kültür ve Turizm Müdürü, İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri, Sağlık İl Müdürü, İzmir Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü, ETİK Başkanı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ilgili belediye başkanlıkları, dört yıllık turizm lisans programı olan üniversiteler, oteller, acentalar, ulaşım hizmeti veren kuruluşların temsilcilerinin katıldığı bu komitenin genişletilerek kruvaziyer ve deniz turizm sektörü temsilcilerinin de bu komisyon bünyesine dahil edilmesi arzu edilmektedir.

Tüm İzmir kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimleri, odaları ve birlikleri, STK’lar ve uzman niteliği taşıyan bireyleri ile oluşturulacak, başkanlığını sayın valimizin yaptığı, yukarıda faaliyet alanlarının yazıldığı İzmir Turizm Konseyi’nin, İzmir turizminde bayraktarlık görevini üstlenip alt komisyonları oluşturan yerel yönetim, kamu kurum ve kuruluşları, odalar, birlikler gibi kendi iç turizm komitelerini kurmuş ama çalışmalarında atıl ve yavaş kalan, bağımsız gibi görünen diğer tüm turizm komisyonlarının koordinasyon ve organizasyonlarını yapmak için liderlik etmesi gerekir. Hâlihazırda mevcut olan bu üst komisyonun etkin çalışmaları ile aktifleşen, enerji kazanan diğer turizm paydaşları, İzmir İl Turizm Konseyi önderliğinde kurumlar arası tıkanmış olan işbirliği ve yardımlaşma konularında sorunların giderilmesiyle her kesimin fikir beyan edeceği bir yapı oluşturulmuş olacaktır. Tüm İzmir turizm paydaşlarının görüşleri ve beklentileri doğrultusunda nihai kararların yine turizm üst komisyonunda alınacağı bir üst Turizm Konseyi beklentimizdir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırlamış olduğu İzmir Turizm Tanıtım Stratejisi ve Eylem Planı 2020-2024 raporunda yer alan 3.2. başlığında hazırlanan İzmir Turizmi SWOT analizindeki “Zayıf Yönler” değerlendirmesinde de itiraf niteliğindeki “Önemli turizm alanları başta olmak üzere destinasyonların yönetiminde ilgili kurumlar arası iletişim ve koordinasyonun eksikliği, destinasyonların bütüncül bir şekilde yönetilememesi” maddesi ve tehditler bölümünde yer alan “Yerel yönetim ve merkezi hükümet turizm politikaları konusunda yeterince ortaklık bulunmaması” maddelerinde açık ve net olarak anlaşılan İzmir’in turizm yönetiminde kurumlar arası ilişkilerinin zayıf olduğu belirtilmiştir.

Yine kurumlar ve yönetimler arasındaki ilişkiler yönüyle aynı rapordaki SWOT analizi başlığındaki fırsatlar bölümünde yer alan “Yeni oluşturulan Türkiye turizm ve tanıtıma yüksek bir bütçe ayrılması” maddesi dikkatleri İzmir turizminin tanıtımı için gerekli bütçenin hangi kaynaklardan, hangi kurumun yönetimine bırakıldığı konusuna çekmektedir. Türkiye’de tanıtım konusunda her alanda turizm tanıtımlarının Turizm Bakanlığı alt kuruluşu olan Turizm Tanıtım Ajansı (TGA)’nın bütçesinden yapılmasının kanunlaştırıldığı ve illerin turizm tanıtımlarının TGA tarafından fonlandığı ve tanıtım bütçelerinin yine TGA tarafından ödendiği bilinmekte olup bu bütçenin İzmir’deki kontrolünün İzmir Valiliği’nin yetkilendirmesi ile Turizm İl Müdürlüğü’ne verildiği bilinmektedir. İzmir turizm tanıtım bütçesinin İBB’ye ait olan İzmir Vakfı’nın hazırladığı raporunda da belirtildiği gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarından fonlandığı imajı verilmektedir. Bu da İzmir’de turizmin her konuda planlanmasından şekillendirilmesine, bütçe harcamalarından son kararların verildiği mercinin İBB Başkanlığı’nda olduğu düşündürülmektedir. İşte bu yüzden İBB kendi turizm komitelerini kurmakta ve diğer kurum ve kuruluşlarla ilişkileri konusunda uyum bulunmadığını raporunda dile getirmektedir. Bu şartlar altında da diğer turizm paydaşları olan odaların temsilcilerini kendi bünyesindeki turizm komiteleri çalışmalarına davet etmemektedirler. Bu uygulama da belirttiğimiz kamu ve yerel yönetimler arasındaki uyumsuzluğa neden olmaktadır.

Bu durum neden önemlidir: İBB’nin İzmir Vakfı tarafından hazırlanan 3.6.1 bölüm numaralı 2020-2024 Stratejik Turizm Planı’nda İzmir turizmi hedeflerinde kruvaziyer ve deniz turizmi ile ilgili hiçbir planlama ve düşünce sunulmamaktadır. Gerçi yine aynı raporun 3.6.3 bölüm numarası ile İzmir Ticaret Odası Stratejik Planı 2019-2022 ve 3.6.4 bölüm numaraları ile yayınlanmış İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Stratejik Planı 2019-2023’te de İzmir kruvaziyer ve deniz turizmi ile ilgili bir istişare bulunmamaktadır. Bu da şunu göstermektedir ki bir liman şehri olan İzmir’de kruvaziyer ve deniz turizmine yeterli önem verilmemektedir. Bu şehrin, bu şehirde yaşayanların geleceklerini emanet ettikleri kurum ve kuruluşlar, yerel yönetimler, odalar, birlikler… kısaca tüm İzmir ili erkanı olarak halkımızın beklenti ve istekleri yönünde tavır almalıdır. Bu beklentilerden birisi de İzmir’de kruvaziyer ve deniz turizminin eski günlerine geri döndürülmesidir.

Bu da bir ekip çalışmasının neticesinde mümkündür. Dernek olarak önerilen doğrudan İzmir İl Turizm Konseyi’ne bağlı, kruvaziyer ve deniz turizmi alanında çalışacak bir çalışma grubunun kurulmasıdır. Bu çalışma grubuna sektöründe çalışmaları ile saygı görmüş, beğeni kazanmış kişiler olacaktır. Teklif götürülmesi düşünülen çalışma grubu üyeleri şu kişilerden oluşacaktır:

- İzmir Deniz Ticaret Odası Başkanı, Sayın Yusuf Öztürk
- İzmir Ticaret Odası danışmanı, Sayın Mine Güneş
- İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü
- TURSAB Kruvaziyer İhtisas Komisyonu Başkanı
- TURSAB Ege BTK ve İzmir acentaları
- Türkiye’de temsilcilikleri bulunan yabancı gemi firmaları yetkilileri

Yerel yönetimin bünyesindeki turizm komisyonlarında ayda bir kere ve birkaç saat ile sınırlı kalan turizm konularının bütününün görüşülmesi, kruvaziyer ve deniz turizm gibi bu tip spesifik konuların layığı ile incelenmesi ve görüşülmesi mümkün kılmamaktadır. Bu çalışma grubunun etkin ve verimli çalışabilmesi için tüm yetki ve sorumluluklar İzmir İl Turizm Konseyi tarafından çalışma grubuna sağlanmalıdır.

Öncelikle İzmir’deki tüm kruvaziyer ve deniz turizmi ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlar, müdürlükler, yerel yönetim, özel sektör, odalar, birlikler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve konusunda uzman bireylerle yakın ilişkiler kurulması, ortak çalışmalar yapılması, veri paylaşımları, fon yönetimi gibi her konuda ortak çalışma olanağının sağlanması için temasa geçilmeli ve çalışma grubu ile ilgili bilgilendirmelerin İzmir İl Turizm Komisyonu tarafından aktarılması sağlanmalıdır.

İzmir Kruvaziyer ve Deniz Turizm çalışma grubu hangi konularda çalışacaktır:

İzmir limanına kruvaziyer gemi getirilmesinin birincil önceliği; çalışma grubunun gemi firmaları ile doğrudan iletişime geçecek yolları ve yöntemleri belirlemesi olacaktır. Çalışma grubumuzu temsil eden katılımcılar bu konudaki daha önce yapmış oldukları çalışmalar neticesinde elde ettikleri tecrübeleri kullanmak suretiyle kruvaziyer gemi firmaları yetkilileri ile temasa geçerek tüm uluslararası kruvaziyer gemi firmalarının katılım sağlayacağı fuar etkinliklerine katılmak ve bu süreçte yapılacak toplantılar neticesinde anlaşmalar sağlamak amaçlanmalıdır.

İzmir İl Turizm Müdürlüğü’nün bilgisi dâhilindeki kruvaziyer ve deniz turizm fuarları listesinde yer alan tüm kruvaziyer fuarlarına kimlerin hangi görevle katılacağı çalışması çok önem teşkil etmekte olup sektör bilgisi ve tecrübesi olan insanların fuara katılımları sağlanmalıdır. Ayrıca bu fuarlara katılım sağlanmadan önce kruvaziyer gemi firmaları ile bağlantı kurulması, fuar öncesi kurulan bu bağlantıların neticesinde fuar esnasında gemi firmalarının yetkili ve karar mercileri ile buluşulmalı ve anlaşmalar yapılmalıdır. Bu anlaşmaların yapılabilmesi için de İzmir limanı için gemi firmalarına sunulması için teklif dosyalarının hazırlanması gerekmektedir ki aslında çalışma grubunun en önemli çalışma konusu bu olmalıdır.

Gemi firmalarına sunulacak teklif dosyalarının kapsamında tüm detayların bulunması gerekeceği için böyle bir dosyanın hazırlanması sürecinde tüm çalışmalar ortak bir çalışma grubu çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Liman müdürlüğü bünyesindeki tüm ücretlendirmeler, limanın ISPS anlaşmalarına göre güvenlik durumu, gemi firmalarına sağlanacak maddi kolaylıklar, gemi firmalarının neden İzmir’i tercih etmeleri gerektiği konusunda hazırlanacak tüm tur alternatifleri, gemi müşterilerinin İzmir şehrinde neleri ne şekilde bulabileceklerinin sunumu… kısaca gemi firmalarını ikna etmek için gerekli olan tüm çalışmalar bu teklif dosyasının içerisinde olmalıdır. İşte bu sebeple profesyonel, ikna edici, cazibe unsurları ile süslenmiş bir teklif dosyasının hazırlanması da oluşturulacak bir çalışma grubu ile mümkün olabilecektir. Bu sebeple bu rapor valiliğimizin başkanlığındaki İzmir İl Turizm Komisyonluğu’na bağlı bir Kruvaziyer ve Deniz Turizm çalışma grubunun oluşturulması amacı ile yazılmıştır.

Çalışma grubunda yer alacak temsilciler bu grubun her bir alt komisyonu gibi değerlendirilebilir. Örneğin İzmir’deki turizm destinasyonlarının geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve tanıtımındaki eksikliğin ortadan kaldırılması için kurulacak alt komisyon çalışma grubunda İzmir Turizm İl Müdürlüğü, TURSAB Ege BTK, İZRO Rehberler Odası, İBB turizm müdürlüğü yetkilisi, İZTO turizm yetkilisi bulunacaktır. Bu çalışma alt grubu kruvaziyer firmalarına hazırlanacak teklif dosyasında İzmir’deki ziyaret edilebilecek turistik yerlerin çeşitlendirilmesi, düzenlenmesi gibi konularda çalışacaktır. Kruvaziyer ve deniz turizm çalışma grubunun bir başka ilgi alanı olan İzmir Alsancak limanının fiziki yapısı, modernizasyonu, etkin kullanımı ve bunun gibi konuların araştırılıp çalışma konusuna dâhil edilmesi için Alsancak liman müdürü, TCDD 3. Bölge limandan sorumlu müdürü, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilisi yer alacaktır. Bir başka ve çok önemli konu olan İzmir’in destinasyon olarak tanıtılması konusunda yine ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetim yetkilileri, odalar ve birlik temsilcilikleri, üniversiteler, STK temsilcileri gibi konu hakkında menfaat sağlayacak, çalışmalara katkıda bulunacak birimler katılıp hazırlanacak teklif dosyasına ilave edilmek üzere çalışmalar yapacaklardır. Tüm bu çalışmalar İzmir İl Turizm Komisyonu’nun kontrolünde ve başkanlığında gerçekleştirilecektir. Nihai teklif dosyasını sayın valimiz başkanlığındaki turizm İl Müdürlüğü hazırlayacaktır.

Bu hazırlanan teklif dosyalarının yurt dışındaki fuarlarda ya da gemi firması yetkililerinden randevu almak suretiyle yurt dışında yapılacak sunumlarda kimlerin bulunması gerektiği çok önemlidir. Bu teklifin hazırlanması kadar sunumu yapacak heyetin de çok iyi seçilip hazırlanması gerektiğidir. İzmir’de şu anda bu sunumu yapabilecek insanlar kimlerdir?

Bu çalışma şekli şu anda senede iki milyon Instagram takipçisi konumundaki Kotor şehrinin yapmış olduğu ve başarıya ulaşarak kruvaziyer turizmde çok önemli bir destinasyon noktası olmayı başardığı çalışmaları rol model alınarak İzmir ilimiz için uygulanması teklif edilmektedir. İzmir ilinin bir turizm destinasyonu olarak daha bir Instagram tanıtım sayfası bulunmamaktadır. Instagram sayfası neden önemlidir? Gemi acentaları potansiyel müşterilerine “nereye gitmek istersiniz” başlığı altında bir anket düzenlemektedir. Bu anketlere verilen yanıtlara göre gemi turları düzenlenmekte, gidilecek destinasyonlar belirlenmektedir. Bugün eğer İstanbul ya da Kuşadası yüzlerce geminin uğrak limanı olarak tercih ediliyorsa işte bu sebeptendir; gemi ile seyahat eden müşterilerin tercih sebepleri oldukları içindir. İzmir’in de bu şekilde tercih edilmesi ve bu tercihlere göre gemilerin rotalarını İzmir’e çevirmesi olasıdır.

İzmir hâlâ gemi firmalarına Efes, Meryem Ana destinasyonlarını tanıtarak reklam yapmaktadır. Halbuki Kuşadası zaten bu tanıtımı seneler öncesinden yapmış, bölge ve liman olarak tanınmış, benimsenmiştir. Neden İzmir hâlâ kendisini başka bir destinasyona rakip olarak görmektedir? İzmir olarak bölgemizde başka hiç destinasyon kalmamış mıdır? Gastronomimiz, Urla şarap destinasyonumuz, Çeşme plaj destinasyonumuz, şehir içi turlarımız, Kemeraltımız, Agoramız… İzmir’de tanıtılacak ve büyük ilgi duyulacak yüzlerce destinasyon bulunmaktadır ama yurt dışında bu destinasyonları bilen ve bunlar için İzmir’e gelmek isteyen milyonlarca turist mevcut olabilir. Yeter ki bu destinasyonlar tanıtılabilsin.

İlimizin yurt dışında tanıtımı açısından bir reklam filmi bile mevcut değildir. Güncel olarak hazırlanan varsa da tarafımızca bilinmemektedir çünkü lansmanı yapılmamıştır. Son olarak sanatçımız Haluk Bilginer’in rol aldığı, İngilizce olarak hazırlanan tanıtım filmi yurt dışında kaç televizyon kanalında, ne kadar süre ile gösterime sunulmuştur?

İzmir’e neden kruvaziyer gemi gelmelidir? İzmir’in diğer şehirlerden eksiği nedir? Üstünlükleri nelerdir? İzmir’e gelecek bir kruvaziyer geminin avantajları nelerdir? Bu avantajlar bilinmekte midir?

İzmir Alsancak Yolcu limanına 2015 yılından beri hiç gemi gelmemiştir. 2022 senesini göz önüne alırsak İzmir Alsancak limanına toplamda 29 kruvaziyer geminin geleceği bilgisi liman müdürlüğü tarafından açıklanmıştır. Kuşadası limanına 2022 senesi için 650 kruvaziyer gemi yanaşmaktadır. İzmir için geleceği açıklanan bu kruvaziyer gemi rakamları kabul edilemez. İzmir’in bir liman şehri olduğu unutulmuştur ama unutulmamalıdır.

Raporumuzu inceleyerek kruvaziyer turizm sezonunun başlamasına çok kısa bir süre kaldığı hatırlatılarak belki 2022 için geç olabileceği düşünülebilir ama ileri ki seneler düşünülerek teklifimizin incelenip değerlendirilmesini bilgilerinize sunar arz ederim.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?