BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9139 0,13%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.687,38 0,00%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,10 1,05%
BITCOIN
73.736,00 0,13%
GBP/TRY
61,8259 0,16%
EUR/USD
1,1645 -0,12%
BRENT
93,33 2,43%
ÇEYREK ALTIN
10.933,86 0,00%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

HAYALİMDEKİ İNSAN

Mehmet Yahya Tekeci yazdı

Dünyayı cennete çevirecek insan modelini oluşturabiliriz.

Bu sadece uzak bir hayal değil; insanlığın içinden doğabilecek bir ihtimaldir. Eğer insanlık, içinde saklı duran erdemleri yeniden keşfedebilirse, bu erdemleri birer bireysel davranış olmaktan çıkarıp toplumsal bir referans haline getirebilirse, bambaşka bir dünya kurulabilir. Çünkü dünya dediğimiz şey aslında insanların kalplerinin ve zihinlerinin toplamından ibarettir. Kalpler değiştiğinde dünya da değişir. Benim hayal ettiğim bir insan modeli var.

Bu insan, sıradan kalıpların içine sıkışmış biri değildir. O, varoluşunun farkında olan ve bu farkındalıkla yaşayan biridir. Belki bugün sayıları çok azdır, belki henüz sesleri gür çıkmıyordur; fakat yine de içimde bir inanç var: Bir gün bu insanın erdemleri dünyaya hakim olacak. Çünkü insanlık tarihinin her döneminde karanlığı dağıtan şey, birkaç kişinin taşıdığı ışık olmuştur.

İnsan; tartışmayı seven değil, tartışırken fikir ortaya koyabilen kişidir. Tartışmayı bir üstünlük mücadelesi olarak değil, hakikati arama yolu olarak görendir. Karşısındakini susturmaya değil, düşüncenin ufkunu genişletmeye çalışan kişidir insan. Çünkü bilir ki hakikat, çoğu zaman farklı düşüncelerin karşılaşmasından doğar.

İnsan; anlatacak bir düşüncesi olduğu için kızmadan fikrini açıklayabilendir. Öfkenin, hakikatin dili olmadığını bilendir. Bir fikri savunurken bağırmaya ihtiyaç duymayan, çünkü düşüncenin gücüne güvenen kişidir insan. Sözün saygıyla söylendiğinde daha derin bir etki bıraktığını bilir.

İnsan; daha doğrusunu bulduğunda kendi doğrusundan vazgeçebilendir.

Yanılabileceğini kabul etmekten korkmayan, hakikatin kendisinden büyük olduğunu bilen kişidir insan. Ego ile değil, arayışla yaşayan kişidir. Çünkü bilgelik, her şeyi bildiğini sanmakla değil, öğrenmeye açık olmakla başlar.
İnsan; aynı şeyleri konuşan, aynı yaşantıyı sürdüren biri değildir. O, değişime açık olandır. Hayatı bir tekrar döngüsü olarak değil, sürekli bir dönüşüm olarak görendir. Her yeni günün yeni bir ihtimal olduğunu fark eden kişidir insan.

İnsan; ölmek ile olmanın birbirlerinin ikiz kardeşler olduğunu bildiği için doyasıya yaşamayı bilendir. Ölümün varlığını bir korku olarak değil, hayatın değerini hatırlatan bir hakikat olarak görendir. Bu yüzden anın kıymetini bilir. Sevmeyi ertelemez, iyilik yapmayı ertelemez, yaşamayı ertelemez.

İnsan; dünyanın nefesi tükense bile, içinde biriktirdiği nefesiyle tüm canlara can verebilendir. Umudun tükendiği anlarda bile umudu yeniden üretebilen kişidir. Karanlığın ortasında bir ışık yakabilendir. Çünkü insan, sadece yaşayan değil, yaşatan bir varlıktır.

İnsan; kutsal referansları değil, karakterini referans yapabilendir. İnancını sözleriyle değil, davranışlarıyla gösterendir. Çünkü bilir ki gerçek kutsallık, insanın kalbinde ve eylemlerinde ortaya çıkar. Söylenen sözler değil, yaşanan hayat insanın gerçek kimliğini anlatır.

İnsan; yazılmış kaderin arkasına sığınan değil, kendi kaderini yazabilendir. Hayatı pasif bir bekleyiş olarak görmeyen, sorumluluk alabilendir. Çünkü bilir ki insan, seçimleriyle kendisini ve dünyayı şekillendirir.

İnsan; farklılıklarla bölünen değil, farklı renklerle bir resim oluşturabilendir. Renklerin çokluğunu bir tehdit olarak değil, bir zenginlik olarak görebilendir. Aynı düşünmeyen insanlarla birlikte bir anlam kurabilendir. Çünkü en güzel resimler tek renkle değil, birçok rengin uyumuyla ortaya çıkar.

İnsan; aklını tek başına evreni değiştirebilecek kadar çalıştırabilecek özgüvene sahip olandır. Fakat bu özgüven kibirden değil, sorumluluktan doğar. İnsan aklının gücünü bilir ama aynı zamanda onunla dünyaya iyilik katmanın gerekliliğini de hisseder.
İnsan; cenneti sadece bekleyen değil, cenneti oluşturabilendir. İyilikle, merhametle, adaletle bir hayat kurabilendir. Çünkü gerçek cennet, insanların birbirine yaşattığı huzurda saklıdır.

İnsan; cehennem ateşini tutuşturan değil, o ateşi söndürebilendir. Nefretin değil merhametin tarafında durabilendir. Kırmak yerine onarmayı seçebilendir. Çünkü bazen bir insanın şefkati, birçok insanın yarasını iyileştirebilir.
İnsan; canlara can katabilen ve tek mukaddes olarak canı kabul edendir. Hayatın kutsallığını en derin biçimde hissedendir. Bir insanın, bir canlının, bir varlığın değerini her şeyin üzerinde tutabilendir.

İnsan; bütün insanları renklerine, dillerine, dinlerine ve yaşantılarına bakmadan bağrına basabilendir. Onları kardeş kabul edebilendir. Çünkü insanlığın özü ayrılıkta değil, ortak varoluşta saklıdır.

İnsan olarak yaşayıp, insan olarak bitireceğimiz muhteşem hayatlar belki de yanı başımızda duruyor. Belki de aradığımız şey çok uzaklarda değil. Belki de sadece bakmayı unuttuğumuz bir yerde.

Belki de biz renkleri tek tek saymaktan, o renklerden resim yapmayı unuttuk. Oysa hayat, sayılarla değil anlamlarla güzelleşir. Renkler tek başına bir anlam taşımaz; fakat bir araya geldiklerinde muhteşem bir tablo ortaya çıkar.
Belki de insanlık, yeniden resim yapmayı hatırlamalıdır.

Altında imzamız olacak güzel insanlık resimleri çizmek dileğiyle…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?