BIST 100
13.662,75 -1,64%
DOLAR
45,9139 0,13%
EURO
53,4834 0,06%
GRAM ALTIN
6.687,38 0,00%
FAİZ
43,74 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
112,10 1,05%
BITCOIN
73.736,00 0,13%
GBP/TRY
61,8259 0,16%
EUR/USD
1,1645 -0,12%
BRENT
93,33 2,43%
ÇEYREK ALTIN
10.933,86 0,00%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

BEETHOVEN VE FELSEFİ SÖYLEM

Vural Yıldırım yazdı

Klasik müzik deyince akla belli başlı isimler ve eserler gelir. Bu durum aslında klasik alanda da “popüler” kültürün izlerini görmek açısından önemlidir. Klasik müziği tanımlarken ortaya çıkan görüş ayrılıkları, onun antropolojik zeminden uzak, subjektif değerlendirilmesinden kaynaklanır. Bu müziği; Avrupa kökenli yazılı nota kültürüne dayanan ve gelişerek günümüze ulaşan “sanat” müziği olarak tanımlamak kimseyi rahatsız etmeyecektir. Elbette klasik müzik genel ve dönem olarak iki kavrama işaret eder. Bir başka deyişle Rönesans’tan modern ve sonrasına uzanan bir süreç ve 18. ve 19. yüzyıl arasında kendini gösteren özel müzikal form…

Klasik kavramının özellikle kullanılmasında önemli etken, yüzyıllar içinde varlığını kendini geliştirerek sürdürmesi diye tanımlayabiliriz. Bu arada klasik müzik deyince ilk akla gelen isimler; Bach, Mozart, Haydn ve Beethoven’dır. Bu isimler duyulduğunda Avrupa’da ortaya çıkan ve tüm dünyada bilinen klasik müziğe, bir başka deyişle “tonal” müziğe gönderme yapılır. Yazımızın konusu bu müziğin yapısal özellikleri olmadığından şimdilik detaylara girmeyelim.

Fakat okurlarımız şunu bilmeliler ki, her müziğin toplumsal temelleri olduğu kadar felsefi derinliği de vardır. Bu anlamda Ludwig van Beethoven’ı anlamak, klasik müziği ontolojik bağlamda sağlam zemine oturtmak demektir. Beethoven’ın müziği ve felsefe arasındaki ilişki, düşünceden ziyade bir çağın müzikal ruha bürünmüş hâlidir. Aydınlanma Çağı ve/veya rasyonellik, romantizm ve/veya bireysellik arasında senkronik bir bağ kurmuştur Beethoven. Daha ileri bir söylemle Beethoven, müziği ile felsefe yapma yolunu seçmiştir.

Beethoven’ın 9. Senfonisi klasik müzik tarihinde kırılma noktası olarak kabul edilir. 9. Senfoni (Op. 125, Re minör) sadece müzikal bir yapıt değil, aynı zamanda hümanist bir “manifesto”dur. Onu özel kılan nedenlerden birisi, müzik tarihinde insan sesinin senfonide ilk kullanılmasıdır. Müziğin kelimelere dökülemeyecek kadar güçlü olduğunu düşündüğü noktada, Friedrich Schiller’in Neşeye Övgü şiirini kullanmıştır. Besteleme sürecinde duyma yetisi tamamen kaybolmuştur. Yapıtın seslendirilmesinden sonra çılgınca alkışları duyamamış, sahnede seyircinin coşkusunu izlemek zorunda kalmıştır. Dört bölümden oluşan eser, 65 ila 75 dakika sürer. Sürenin aralığı şefin temposuna göre değişkenlik göstermektedir. Standart CD kayıtlarında 74 dakika olarak belirlenmiştir. CD standart süresinin 9. Senfoni’ye göre belirlendiği söylenir. 1985 yılından beri eserin ana teması Avrupa Birliği marşı olarak kullanılmaktadır. Yapıt, klasik müzik form sınırlarını zorlayan ve bu alanda yeniliğe açılan bir eşik görevi üstlenmesiyle de teknik açıdan dikkat çekicidir. Yapısal açıdan incelendiğinde, bölümler arası geçişlerdeki armonik ve dinamik yoğunluk tam bir tasarım harikasıdır. Beethoven aslında bu eserinde insanlığın karanlıktan aydınlığa çıkışının “yolculuğu”nu anlatır. Senfoni, felsefi ve sosyolojik temelde, Fransız İhtilali’nin müzikal ifadesidir. Yapıtta yer alan koral bölümdeki sözler, ütopik sınıfsız toplum ve hümanist mesajları vurgular. Senfoniyle birlikte klasik müzik saraylardan çıkarak kitleselleşme sürecine girer. Bir başka deyişle klasik müzik sadece seçkinlerin değil, tüm insanlığın ortak paylaşım ve estetik beğenisine sunuldu. Senfoni, seslendirildiği andan itibaren sosyolojik düzlemde zemin buldu. Tarih boyunca farklı düşünceler, politik görüşler tarafından sahiplenildi. Nazi Almanyası’nda “üstün ırk”ı simgelemek amacıyla kullanıldı. Berlin Duvarı’nın yıkıldığı dönemde, Leonard Bernstein yönetiminde iki bölgenin birleşmesini simgeleyen marş oldu.

Bestelendiği tarih itibarıyla senfoni, insanlığın kardeşliğinin ortak mirası olarak simgeleşti. Müzik tarihinde en çok yorumlanan eserler arasında yer aldı. Hâlen seslendirilmeye devam etmektedir. Beethoven’ı anlamak için Avrupa tarihini, felsefe ve sosyolojik açıdan anlamak ve bu doğrultuda yapıtlarını dinlemek önemlidir. Beethoven’ın senfonilerini dinlemek ve her senfonide bulunan müzikal, estetik içerikleri hermeneutik perspektif ile ilişkilendirmek önemlidir. Beethoven senfonilerini dinlemek; Immanuel Kant, Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Arthur Schopenhauer okumak, Avrupa tarihinin derinliklerinde bulunan ızdırabı keşfetmektir.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Dilek Burak 24.03.2026 20:16

Eline, emeğine sağlık sevgili Vural. Teşekkür ederim.

Yanıtla