BIST 100
13.694,19 -1,28%
DOLAR
46,0552 0,07%
EURO
53,0887 -0,78%
GRAM ALTIN
6.409,16 -3,23%
FAİZ
43,69 0,90%
GÜMÜŞ GRAM
100,37 -8,23%
BITCOIN
61.793,00 0,27%
GBP/TRY
61,4726 -0,72%
EUR/USD
1,1522 -0,77%
BRENT
92,87 -2,27%
ÇEYREK ALTIN
10.478,98 -3,23%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
20 °

Kurşundan sonra gelen mesaj: Daltonlar’ın dijital gövde gösterisi

hatice aksu yazdı

Çeşme'de işlenen bir cinayet, ilk bakışta magazin dünyasının tanınmış isimlerinden Dilan Polat ve Engin Polat ailesinin çevresinde yaşanan trajik bir olay gibi görünebilir. Ancak Can Polat'ın öldürülmesinin ardından yaşananlar, meselenin çok daha derin olduğunu gösteriyor.

Öldürülen kişi yalnızca bir şoför ya da koruma değildi. Aynı zamanda Polat ailesinin en yakın çevresindeydi. Olayın ardından gözaltına alınan şüphelinin varlığı cinayetin failini ortaya çıkarabilir. Ancak Türkiye'nin önündeki asıl soru, tetiği kimin çektiğinden çok, bu cinayetlerin neden artık sosyal medya üzerinden birer gösteriye dönüştüğüdür.

Can Polat'ın öldürülmesinin ardından kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen organize suç yapılanmasıyla ilişkilendirilen sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlar dikkat çekti. Örgüt lideri olduğu iddia edilen kişinin fotoğrafları, müzikler ve üstü kapalı mesajlar dolaşıma sokuldu. Bunlar yalnızca birkaç paylaşım değil; suç dünyasının yeni iletişim diliydi.
Bir dönem mafya yapılanmaları güçlerini kahvehanelerde, arka sokaklarda veya yeraltı ilişkileri üzerinden gösterirdi. Bugünün suç örgütleri ise Instagram'da, TikTok'ta ve Telegram kanallarında görünürlük arıyor. Eskiden korku kulaktan kulağa yayılırdı; şimdi algoritmalar aracılığıyla milyonlara ulaştırılıyor.

İşte tam da bu nedenle Çeşme'deki cinayet yalnızca bir adli vaka değildir. Bu olay, organize suçun dijitalleşmesinin yeni bir örneğidir.
Hatırlayalım...
Avukat Serdar Öktem cinayetinin ardından da benzer paylaşımlar yapılmış, çeşitli hesaplar üzerinden göndermeler verilmişti. Soruşturma dosyalarına da yansıyan bu dijital izler, suç örgütlerinin sosyal medyayı yalnızca propaganda amacıyla değil, psikolojik üstünlük kurmak için kullandığını göstermişti.

Bugün yaşanan tablo daha da dikkat çekicidir.
Bir tarafta milyonlarca takipçisi bulunan sosyal medya fenomenleri var. Diğer tarafta sosyal medyayı korku ve güç gösterisinin aracı haline getiren suç yapılanmaları...
Bu iki dünyanın kesiştiği noktada ise toplumun dikkatini çeken, gündemi belirleyen ve gençlerin zihninde iz bırakan olaylar ortaya çıkıyor.

Asıl tehlike burada başlıyor.
Çünkü suç örgütleri artık yalnızca para kazanmak ya da rakiplerini sindirmek istemiyor. Görünmek istiyorlar. Konuşulmak istiyorlar. Gündem olmak istiyorlar. Bir paylaşımın altındaki binlerce yorum, bazen onlar için bir operasyon kadar değerli hale gelebiliyor.
Türkiye son yıllarda organize suçla mücadelede önemli operasyonlar gerçekleştirdi. Ancak görünen o ki mücadele artık sadece sokakta değil, ekranlarda da veriliyor.

Can Polat cinayetinin soruşturması elbette yargının konusu. Suçun arkasındaki bağlantılar delillerle ortaya çıkarılacaktır. Fakat toplumun görmesi gereken başka bir gerçek daha var:
Bir suç örgütünün en büyük başarısı, işlediği suç değil; işlediği suçun ardından oluşturduğu korku atmosferidir.
Çeşme'de sıkılan kurşun bir insanın hayatını aldı. Ardından yapılan paylaşımlar ise toplumun zihnine mesaj göndermeyi amaçladı.
Devlet cinayetleri çözer.

Ama toplum, suçun cazibesine dönüşen bu dijital gösteri kültürünü sorgulamak zorundadır.
Çünkü organize suç örgütleri yalnızca silahla değil, görünürlükle de büyür.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?