BIST 100
14.332,24 -0,02%
DOLAR
45,0225 0,11%
EURO
52,7226 0,23%
GRAM ALTIN
6.804,44 0,37%
FAİZ
40,15 -0,32%
GÜMÜŞ GRAM
109,44 0,40%
BITCOIN
78.270,00 0,47%
GBP/TRY
60,7900 0,21%
EUR/USD
1,1705 0,19%
BRENT
104,78 -0,28%
ÇEYREK ALTIN
11.125,26 0,37%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
15 °

Ayakyolu…

Prof. Dr. Nurettin Demir yazdı

Bir Milli Eğitim Bakanımız var? Evlere şenlik?
Nüktedan mı desem? Ağzına geleni söylüyor mu desem bilemedim? Epey gündem yaratıp Türkiye'yi oyalıyor. Takdir halkımızın.
Ortadoğuda yangın çemberlerinin, füzeler savaşlarının ortasındayız. Savaşı anlık olarak televizyon ekranlardan içimiz burkularak izliyoruz. Savaş başlayalı yaklaşık iki ayı bulmak üzere.

Bu arada Sayın Yusuf Tekin'in gerek uygulamaları gerek sohbet ve demeçleriyle bizlere acı tebessüm ettirmesi epey ilgi çekici olmaya devam ediyor.Okullarda yaşanan ölümlü şiddet olayları hepimizi derinden üzdü.
Sayın bakanın yaklaşık bir ay önce verdiği bir demeçte; okullarda tuvalet söylemi ile beni geçmişe çocukluğuma götürmeye neden oldu.

Ne diyor Sayın Bakan "Bizim (AKP), 25 yıllık iktidarımızdan önce okullarda tuvalet bile yoktu" diyor. Gülermisin ağlarmısın. Albert Eiynstein "Cehalet ne güzel şey! Herşeyi biliyorsun."
CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt Halk tv'de yayınlanan bir akşam programında "Milli Eğitim Bakanı okul döneminde ihtiyaçlarını nasıl ve nerede gideriyordu?" diye sordu. Yanıt verir mi? Vermez mi bilmem!

Ama ben Batı Toroslarda yaşayan bir yörük, çoban çocuğu olarak, alaturka tuvaleti ilk kez 1960 yıllarından önce iki odalı Göcek ilkokulunda gördüğümü itiraf etmek isterim.
Alafranga tuvaletleri de sanırım İzmir Buca Orta okulunda yatılı olarak okuduğum yıllarda yurt müdür tuvaletliğinde gördüğümü anımsıyorum.

Yani Bakanın dediği gibi 25 yıl önce değil 65-70 yıl önce bugün WC yada tuvalet dediğimiz plastik veya porselenli oturmalı tuvaletlerle ilk kez yatılı okullarda tanışmıştım.
Peki daha önce defi hacet için ne yapardınız diye soracak olursanız, yeni neslin anlayamayacağı bir terim ile yaşama başladığımı anlatayım.

Ayakyolu!... bizleri epey rahatlatan yapma çatma tuvaletlerdi. Aksi takdirde bir çalı arkası bulmak zorundaydık.
Ayakyolu...

Eskiden evlerin dışında bulunan tuvalet veya hela anlamında kullanılan bir ifadedir. Abdesthane, kenef, yüznumara veya kademhane olarak da bilinen bu terim, Türkçe kökenli "ayak" ve "yol" sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Günümüzde daha nadir kullanılan, daha çok yöresel ağızlarda veya eski metinlerde karşımıza çıkan bir birleşik kelimedir.

Ayakyolu, şehirleşme yada biraz daha toplumların modernleşip gelişmesiyle Arapçadan gelen kenef, hela, abdesthane ifadelerini kullanılır olduğunu öğrendim. Yaşım ilerledikçe bilgi, kelime dağarcığımızı da böylece zenginleşmiş oldu.
Gençlik yıllarında daha çok "yüz numara" olarak ifade ettiğimiz ayakyolu "yüz numara" olarak daha çok kullanılırdı.

Yüz numara, köken olarak Fransızcadır. Fransız otellerindeki "numarasız" (sans numéro) tuvaletlerin kapısındaki '00' işaretinin, Türkçe'ye yanlışlıkla "yüz numara" (cent numéro) olarak tercüme edilmesi ve ses benzerliği sonucu dilimize yerleşmesine dayandığını Google'dan öğrendim.

Günümüzde daha kibarca ifade edilen ve WC olarak gözümüze ilişince, bazen bayan tuvaletlerine de kendimizi (yanlışlıkla) attığımız ve bizlerin kurtuluş yada rahatlatan mekanlardır.
Günümüzde daha çok bay bayan yada Men women olarak kullandığımız WC ne anlama geliyor?

WC'nin açılımı da İngilizce "Water Closet" ifadesinden gelmektedir. Türkçeye "Su Klozeti" veya "Su Dolabı" olarak çevrilen bu terim, 19. yüzyılda İngiltere'de ortaya çıkmış ve sifonlu tuvaletleri ifade etmek için kullanılan evrensel bir kısaltma olmuştur.

Fethiye Göcek Mahallesi Taşbaşında çocukluğumu keçi ve koyunların arkasında koşarak yada davarları güderek geçirmiş bir tıfıl olarak, ilkokula başlama yaşı geldiğinden Taşbaşından seyile (sahile) göç etmek zorunda kaldık.
Dur hele anlatıyorum.

Fethiye Göcek Köyü Dereboğazı mevkiine taşınmak üzereyken, Taşbaşındaki komşumuz, develeri olan rahmetli Emin Onbaşı (Emin Çetin) eşi "Mazıyanına - (Mağazayanı - köyün sahildeki çarşı merkezi) mı gidiyormuşsunuz! Desene sizde suya s.ç.nlardan olucanız! Hadi hayırlısı. Allah zihin açıklığı versin" dediğini dün gibi hatırlarım.

Sayın Bakanımızın her gün olmasa da her hafta yada her ay yeni bir söylem, demeç yeni bir uygulama ile tarihe geçecek gibi geliyor bana... Size, hiç olmazsa " Köy Enstitülerinin tarihini okumanızı öneririm" orada epey tuvaletli yatılı okul anıları, örnekleri var.
80 yıl öncesi Köy enstitüleri ile bugün başında bulunduğunuz eğitim kurumlarının önce bir kalitesini karşılaştırın.
Savaşın füzeleri altında barışı ararken baharın ilk ayını da tamamlıyoruz. Zaman hızlı geçiyor.

Bugün (22 Nisan) Bodrum'a gidiyorum. Bodrum Tülov Şubesi ve Mustafa Duru Köy Enstitülerin 80 yıl etkinliğine katılacağım. Türkiye'nin aydınlanmasına büyük katkısı olan Köy Enstitülerinin ömrü kısa oldu. Kuranların ve Emeği geçenlerin ruhları şad oldun.

23 Nisan; Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!. Kutlu olsun.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?