
Türk Spor Tarihinde İz Bırakan İsimlerden: Aziz Yıldırım'ın Mühendislikten Başkanlığa Uzanan Fırtınalı Yaşamı
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün efsanevi başkanlarından, iş insanı ve inşaat mühendisi Aziz Yıldırım'ın Ergani'de başlayan ve Türk spor tarihine damga vuran yaşam öyküsü, hem büyük sportif başarıları hem de unutulmaz krizleri barındırıyor.
Düzce'de Başlayan Hikaye ve Mühendislik Kariyeri
2 Kasım 1952 tarihinde Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde dünyaya gelen Aziz Yıldırım'ın çocukluk ve ilk gençlik yılları Düzce'de geçti. İlkokul ve lise eğitimini burada tamamlayan Yıldırım, aynı zamanda Hamidiyespor formasıyla amatör olarak futbol oynayarak yeşil sahalara ilk adımını attı. Eğitim hayatına başkentte devam etme kararı alarak, şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi olan Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi'nden "inşaat mühendisi" unvanıyla mezun oldu. İş dünyasına hızlı bir giriş yapan Yıldırım, özellikle NATO altyapı ihalelerinde üstlendiği büyük çaplı projelerle dikkat çeken Maktaş Mühendislik firmasını kurarak ticari hayatında önemli bir başarı yakaladı.
Bir Oy Farkla Gelen Fenerbahçe Başkanlığı
Spor yöneticiliğine Düzcespor'da fahri başkanlık yaparak başlayan Yıldırım'ın asıl efsanesi Fenerbahçe'de yazılacaktı. 1990-1992 yılları arasında sarı-lacivertli kulübün yönetiminde görev alan ve futbol şube sorumluluğu gibi kritik pozisyonlar üstlenen Yıldırım için 15 Şubat 1998 tarihi büyük bir dönüm noktası oldu. Olaylı ve heyecanlı geçen tarihi kongrede, güçlü rakibi Vefa Küçük'ü yalnızca bir oy farkla mağlup ederek Fenerbahçe'nin başkanlık koltuğuna oturdu.
Sportif Başarılar ve Tesisleşme Devrimi
Yıldırım'ın uzun soluklu başkanlık dönemi, Fenerbahçe için hem sahada hem de saha dışında tam bir dönüşüm çağı niteliğindeydi. Futbol takımı onun liderliğinde 6 kez lig şampiyonluğu ve 8 kez lig ikinciliği yaşarken; Avrupa sahnesinde UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final, UEFA Avrupa Ligi'nde ise yarı final oynama başarısı gösterdi. Kulüp tarihi açısından 2010-2011 sezonu ise ayrı bir yere sahipti; futbol takımının yanı sıra kadın ve erkek basketbol, ile kadın ve erkek voleybol takımlarının tamamı ligi zirvede tamamlayarak benzerine az rastlanır bir "5'te 5" şampiyonluk serisine imza attı.
Sportif başarıları kalıcı hale getirmek isteyen tecrübeli başkan, kulübün geleceğini güvence altına alacak dev tesisleşme hamlelerine öncülük etti. Bu dönemde hayata geçirilen dev projeler şunlar oldu:
-
Maçların oynanmaya devam ettiği süreçte, tribünleri parça parça yıkılıp yeniden yapılarak modern bir stadyuma dönüştürülen Şükrü Saraçoğlu Stadyumu.
-
Basketbol şubesi için Avrupa standartlarında sıfırdan inşa edilen dev kompleks: Ülker Sports Arena.
-
Kulübün tüm kamp ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde Düzce'de inşa edilen Topuk Yaylası Kamp Tesisleri.
-
Modernize edilen Faruk Ilgaz Tesisleri ve Ankara'da kulübe kazandırılan konaklama merkezleri.
3 Temmuz Süreci ve Hukuk Mücadelesi
Aziz Yıldırım'ın kariyerindeki en zorlu ve tartışmalı süreç şüphesiz 3 Temmuz 2011 sabahı başladı. Türk futbolunu sarsan "Şike Davası" kapsamında, "Ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek" ile "Şike yapmak" iddialarıyla gözaltına alınan Yıldırım, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaklaşık bir yıl boyunca Metris Cezaevi'nde tutuklu kalan ünlü spor adamı, davanın 23. duruşması sonunda hüküm giymesine karşın, içeride geçirdiği süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.
Özel Hayatı
Hayatı boyunca medyadan özel hayatını olabildiğince uzak tutmaya çalışan üç çocuk babası Aziz Yıldırım, 7 Nisan 2010 tarihinde ilk iki çocuğunun annesi olan 30 yıllık eşi Yıldız Yıldırım ile yollarını ayırdı. İlerleyen yıllarda Gonca Çelikkıran ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Yıldırım'ın, bu birliktelikten "Yaz" adını verdikleri bir kız çocuğu daha dünyaya geldi.


