BIST 100
14.914,84 -1,45%
DOLAR
45,4005 0,09%
EURO
53,3050 -0,28%
GRAM ALTIN
6.848,22 -0,84%
FAİZ
42,06 0,84%
GÜMÜŞ GRAM
124,31 -1,03%
BITCOIN
80.777,00 -1,26%
GBP/TRY
61,4308 -0,52%
EUR/USD
1,1732 -0,43%
BRENT
107,70 3,35%
ÇEYREK ALTIN
11.196,84 -0,84%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
24 °

HETERONOM ENTELLEKTÜELLER VE SİMÜLASYON EVRENİ

Prof. Dr. Hüseyin Çelik

Heteronom entelektüel deyimi her konuda fikri olup bilgisi olmayan insanlara verilen tanımlamadır. Özellikle akşamları prime time denilen televizyonun en fazla izlendiği saatler olan 20:00 ile 22:00 saatleri arasında bu kişiler ekranlara konuk olurlar. Saatlerce farklı konularda fikirlerini beyan ederler. Ünlü Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu tarafından ilk kez kullanılan bu tanımlamanın yanı sıra bu kişilere organik aydın da denmektedir.

Jean Baudrillard 1970’li yıllarda simülasyon kuramını ortaya atmıştır. O’na göre yaşadığımız bu çağ simülasyon çağıdır. Bu çağ; hakikat, taklit ve simülasyon dönemlerinden oluşmaktadır. Mona Lisa tablosunun Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olan uzam ile zaman ortaklığına bağlı olarak üretilmiş o döneme ait tablo hakikat dönemine karşılık gelmektedir. Taklit dönemi ise bu tablonun taklit edilmesidir. hakikat ile taklit birbirine bağlantılıdır. Simülasyon aşaması ise gerçekliğin yeniden üretilip yeni bir gerçeklik oluşturulmasıdır. Hakikat ile bağlantılı değildir. Simülasyonun ürettigi şey ise simülakr’lardır. Simüle etmek sahip olunmayan şeyi sahipmiş gibi yapmaktır. Simülasyon hakikat ile sahte ve hakikat ile düşsel farkları yok edilmeye çalışılır.

Mona Lisa tablosuna dönersek sanat eseri artık Louvre Müzesindedir. Sergileme değerine geçilmiştir. Sanat değeri ortadan kaldırılmış ve müzede herkes tarafından seyredilmektedir. İşte Mona Lisa tablosunun bu hali uzam ve zamandan koparılmış bir durumdur. Simülasyon aşamasında göstergeler enflasyonu mevcuttur. Bu göstergeler serseri şekilde ortalığa dağılmıştır.

Baudrilard Amerika adlı kitabında Disneyland‘ı simülasyon dünyası için örnek vermektedir. Bu yenidünya yeni bir hakikat alanıdır. Bu gerçeklik yeniden canlandırılmıştır ve bu uenidünya hakikate değil hipergerçeğe ve simülasyon’a aittir. Bu yeniden canlandırılmış hakikat ideolojiden çok gerçeğin gerçeğe benzediğini gizleyebilmek ve hakikat ilkesinin devam etmesini sağlayabilmekten geçmektedir. Disneyland’da mevcut olan düşsellik ne hakikat ne de sahtedir. Bu alan gerçeğe özgü bir düşselliği, hakikate simetrik bir şekilde yeniden üretmesi amacıyla tasarlanmış bir caydırma makinesidir.

Baudrillard daha da ileriye giderek 1990’daki Birinci Körfez harekâtının yapılmadığını ileri sürmüştür. O’na göre bu savaşı evlerinde televizyon aracılığıyla izleyen insanlar için artık savaş bir gösteri toplumu haline dönüşen simularkları içerisinde barındıran bir olgudur. Baudrillard ayrıca Watergate skandalına da işaret etmektedir. Bu skandal bir zehirleme yöntemidir. Bu skandal yoluyla kapitalist egemenlik ve güç iktidar ilişkileri yeniden halka kabul ettirilmiştir. Düzen ahlaki açıdan temizlenip paklanmış ve ovulup parlatılarak yeniden devreye sokulmuştur. Medya hakikati hipergerçekliğe dönüştüren genetik bir kod vazifesi görmektedir. Televizyon bizi izlemekte, bizi kendine yabancılaştırmakta ve güdümlü hale getirmekte ve de bu şekilde bilgilendirmektedir. Zaman ve mekân boyutu yutulmuştur. Bunlar iki kutup oluştururlar. Ama günümüzde bu iki kutup birbirlerine geçmiş gibidir. Biri, diğeri tarafından emilmiş gibidir. Buna Baudrillard “içe patlama” adını vermektedir. Simülasyon aşaması da zaten bu noktada devreye girmektedir

Televizyonun bir hipergerçeklik dünyası olduğu ve bu cihazdaki simulakr’ların yeni bir hakikat dünyası ürettiği söz konusudur. Örneğin bir deprem olayını televizyondan izlediğimizde televizyon yeni bir gerçeklik yaratmaktadır. Bu gerçeği aktarma sürecinde televizyondaki deprem sahnelerini izleyen insanlar yıkıntıılar, yaralı ve ölmüş insanlar, çocuklar ile karşı karşıyadırlar. Bunların tümü bir simulakr’dırlar. İnsanların depremzedeleri hiç tanımadıkları halde onların acıları soğuk bir nesne ve soğuk bir iletişim aracı olan televizyonda meta haline gelmekte, acılar bir imge haline dönüşerek yok olmakta ve başka anlamlara sahip olmaktadırlar. Acı çekenin çektiği acılar da televizyon yani soğuk bir iletişim aracında da başka bir şekle bürünmektedir. Gerçek yaşamda yaşanan acının orijinal şeklinden bir hayli uzaklaşılmaktadır.

Heteronom entelektüel kavramı tam da simülasyon çağında ortaya atılmıştır. Bu kişiler düşünsel üretimini kendi uzmanlık alanının iç kurallarına göre değil, dışsal çıkarlara göre şekillendirirler. Bu fikir ne kadar satar? Siyasi otorite bunu beğenir mi? Televizyon ne kadar reyting alır? Gibi sorular ile birlikte ilgi çekmek, değerini yükseltmek ve satmak için her yol denenmektedir. Otonom entellektüellerin ise alanında uzman, başarı ölçütleri oluşturdukları eserlerinin niteliği ve bu eserlerin özgün olması istenmektedir. Otonom entellektüeller teknik ve derinlik içeren konuşmalar yaparlar. Heteronom entellektüeller ise piyasa, siyaset ve kitlelere yönelik pazarlama teknikleri uygularlar. Önemli olan satış rakamı, izleme oranı ve popüleritedir. Konuşmaları basit, popüler ve sansasyoneldir. Bağımsız değildirler. Sisteme bağımlı durumda, güç ve iktidar ilişkileri tarafından esir edilmiş kimselerdir.

Bourdieu heteronom entellektüeller, yani bu organik aydınları tanımlarken televizyonun etkisine dikkat çekmektedir. Bu kişiler karmaşık konuları dahi 30 saniyede özetleyen, derinlikten yoksun ama ekran enerjisi yüksek olan kişiler olarak tanımlanır. Kendi disiplinlerine göre kurallara uymak yerine medyanın hızına ve yüzeyselliğine uyum sağlarlar. Baudrillard simülasyon çağında entellektüelin ölmüş olduğunu söyler. Böylece bu insanlar simülasyon evrenin bir memuru haline gelmişlerdir. Medya ve piyasa tarafından uzman olarak sahneye sürülürler. Bu insanlar farklı kılıklara bürünürler. İlk başta bu insanların adının altında iletişim uzmanı yazarken, sonraları ise sosyal medya uzmanı, yapay zeka uzmanı, deprem uzmanı, siyaset bilimci, ekonomist şeklinde aynı kişinin bir çok adlandırılması yapılır. Etik olan bu yapıda heteronom entelektüel, zihniyetini ve kalemini piyasanın ya da siyasetin emrine vermiş, entellektüel bağımsızlığını kaybetmiş bir figürdür. Onlar kendi alanın kutsallığını korumakla birlikte, o alanı dış dünyaya (reklam, propaganda, popülerite) açarak yozlaştırmış olurlar. Böylece Baudrillard bu insanlar aracılığıyla entellektüel hayatın televizyon tarafından işgal edilen bir alan haline geldiğini söylemektedir. Televizyon sadece bir iletişim aracı değil düşünce üretimini yol açan bir mekanizmadır. Televizyonun acelesi vardır. Dallas Smythe’nin dediği gibi insanlar televizyon programı değil reklamların arasında çeşitli televizyon programlarını izlemektedirler. Smythe bu durumu izleyicilerin reklamverenlere satılması olgusuyla bağlar. Fast thinking yani hızlı düşünme şekli olan bu aygıt bir görünmez sansür uygulamaktadır. Bu sansür biçiminde heteronom entellektüeller başlıca rolü üstlenmektedirler. Bu insanlar her konudan fikri olan ama hiçbir konuda derinliği olmayan kişilerdir. Bu insanlar televizyon kanallarının iyi ve kabul gören konuklarıdır. Televizyon halkın zaten bildiği ve duymak istediği şeyleri tekrar tekrar yansıtmaktadır. Bourdieu buna “doxa” yani “yaygın kanı” adını vermektedir Heteronom entellektüeller bu yaygın kanıyı yerleştirirler. Günümüzde YouTube aydınları da hiper hızlanmış ve demokratikleşmiş görünümlü bir heteronom entellektüellerin başka bir versiyondur. YouTube aydınları ise algoritmaya bağımlı ve emir komuta zinciri oluşturmuş yazılıma bağımlıdırlar. Burada önemli olan kancayı (hook) oluşturmaktır. İlk 30 saniye bu kanca izleyiciyi kapmaktadır. TikTok ve Short alanları süper hızlı (fast thinking 2.0) düşüncenin bir sonraki aşamasıdır. Böylece heteronom entellektüeller internet alanını da taşınmış olurlar. Bu insanlar tıklama alanı olan internette de boy göstermeye başlamışlardır. Son olarak bu insanlar argo deyimi ile affedersiniz bunu yazacağım “herbokolog” olmuşlardır. Heteronom entellektüellerin bu hali onları acınası duruma sokmuştur. Onlar birer organik aydın olarak başkaları tarafından verilen görevleri yerine getirmektedirler.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?