BIST 100
14.331,21 -1,43%
DOLAR
46,4927 0,04%
EURO
52,8136 -0,20%
GRAM ALTIN
5.953,17 -3,09%
FAİZ
40,93 -0,49%
GÜMÜŞ GRAM
84,93 -7,71%
BITCOIN
59.468,00 -4,69%
GBP/TRY
61,2323 -0,29%
EUR/USD
1,1355 -0,24%
BRENT
73,12 -5,14%
ÇEYREK ALTIN
9.733,44 -3,09%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
25 °

Algı Yönetiminde Siyaset

Melih Gözalan yazdı

Algı yönetimini geçmişten günümüze farklı şekillerle insanların yönlendirilmesi yönünde uygulanan yöntemlerin bütünü olarak değerlendiriyorum. Bir önceki yazımda bahsettiğim modeller uyutulmaya çalışılan toplumların nasıl ve hangi yöntemler kullanılarak yönlendirildiğine basit örneklerdi.

Geçmişte bu şekilde davranarak insanları etkileyen devlet ve yöneticilerine saygı duymadım desem yalan olur. Düşünsenize lütfen, haberin ya da bilginin günümüzde olduğu gibi anlık iletilebildiği bir teknoloji olmamasına rağmen toplumları etkilemek için zamana yayılmış stratejiler geliştirip uyguluyorlardı. Teyit imkanının olmadığı dönemlerde paylaşılan her bilgi yorum şansı olmaması nedeni ile kısa sürede savunucularını edinebiliyordu.

Aklıma güzel bir replik geldi. Gibi dizisinde geçiyordu hikaye. İspanyolca konuştuğunu iddia eden apartman sakininin söylediklerini kimse anlamıyordu, çünkü İspanyolca bilen yoktu. Ama tüm apartman sakinleri bu kişinin İspanyolca konuştuğuna ikna vaziyetteydi. Aralarından sadece biri çıkıp inanmadığını ve herkesin saçmaladığı yönünde düşüncesini ifade ederek durumu şöyle özetledi. “Kimsenin hiçbir şey bilmediği yerde bir insan her şeyi bilebilir.”

Son dönemde dikkat ediyor musunuz? Bir çok devlet yönetimi daha cahil bir kitle hedefliyor. Sorgulamayan, mücadele etmeyen, itirazda bulunmayan, tartışmayan bireyler. Hap bilgiler ile yetiştirilmiş alternatif düşünme refleksi kullanılmaya kullanılmaya pratiğini yitirmiş toplumlar.

Peki tüm yöntemleri siyasetçiler nasıl kullanıyor acaba?

Bana göre öncelikle pedagojik yöntemlerden de faydalanıyorlar. Burada dikkat çekmek istediğim davranış modeli sizin belirlediğiniz 2 (İKİ) alternatif arasında seçim yaptırılan çocuk psikolojisidir. Çocuk kendisinin seçtiğini düşünürken aslında var olan durum ebeveynin belirlediği ve yapmasına müsaade ettiği alternatifler arasında seçim yaptırıldığı gerçeğidir. Demokrasinin beşiği olarak empoze edilen Amerika Birleşik Devletlerine bakın, başkanlık seçim süreci bu yöntem üzerinden ilerlemektedir. 2 ana siyasi parti vardır ve bu partiler 2’şer başkan aday adayı önerir. Ana seçimin 1 yıl öncesinde her partinin kendi 2 adayı arasında yapılan seçimler sonucu partini kendi adayı belirlenir. Sonrasında ise oluşan 2 aday başkanlık için genel seçimde yarışır. Halk mutlu mu? Evet çünkü kendisine sunulan adaylar arasında bir seçim yaptı. Karar alıcılar mutlu mu? Evet. Hatta kesinlikle evet çünkü onlarda zaten seçtirmek istediği adayı seçtirdiler.

Ne dediğinizi duyar gibiyim. Ne yani 2 adaydan belki de karar alıcıların istemediği aday seçildi. İşte burada da farklı algı yönetimi teknikleri devreye giriyor.

Süreç içerisinde bizim seçimlerimizi etkileyecek manipülasyon içerikli o kadar çok şeye maruz bırakılıyoruz ki bunların birçoğunun farkında bile olmuyoruz. Bunlar nelerdir diye düşündüğümüzde beğendiğimiz şarkıların yeni düzenlemeleri ile başlayan propaganda teknikleri yaşam alanımıza yerleştirilen ve bizi yönlendiren birçok obje ile ilerliyor. Önümüze çıkan metinlerin içerisine yerleştirilen gizli mesajlar ve benzer birçok görsel ile destekleniyor. Bir kısmınız saçmaladığımı düşünecek biliyorum. Bunlar komplo teorisi diye eleştirenleriniz bile olacak haklısınız.

“Derren Brown : Reklam Ajansı Görevi ile Bilinçaltı Deneyi” videosunu izlemenizi öneririm. İşleri bizleri etkilemek olan reklam ajansı profesyonellerinin nasıl bir etkiye maruz kaldıklarını göreceksiniz. Subliminal amaçlı içeriklerin bizlerin seçimlerine ne denli etki ettiğine inanamayacaksınız. Ayrıca iletişim konusunda uzman olan Dr.Sedef Kabaş hanımefendinin “Mavi Elma” isimli videosunu izlemenizi öneririm. Nasıl değişebileceğimiz konusunda çok etkili bir konuşma.

Nazi Almanya’sında Goebbels konusunda girmeyeceğim. Bu konunun en detaylı ve radikal örneğidir diyebilirim.

Çocukluğumuza dönersek ilk yönlendirme yöntemimizi bir oyun ile öğrendik diyebiliriz. Arkadaşımıza rengi beyaz olan eşya ve objelerin renklerini hızlıca sorduğumuzda ve hızlı bir şekilde cevaplamasını istediğimizde aldığımız yanıt doğal olarak beyaz olacak ve 5-6 soru sonrasında çarpıcı soru gelecek “inek ne içer? “ alacağımız yanıtın % 80 ve üzerinde SÜT olacağına bahse girerim 😊Yaptığımız babir yönlendirme ve almak istediğimiz yanıtı alıyoruz. Bunların bizler üzerinde daha bilimsel ve profesyonel uygulandığını düşünün. Ortaya çıkacak sonuçları hayal etmek bile istemiyorum.

Belki de siyasi seçimlerin bu yöntemler ile yönlendirildiğine yemin edebilirim ama ispat edemem. Ülkemizin son dönemde geldiği siyasi iklimine bakar mısınız? 2 ana parti üzerinde inşa edilen bir siyasi iklim oluştu. Aynı yukarıda bahsettiğim ABD siyasi iklimi gibi. Ülkemizde bir iktidar patisi var. Bu teknik olarak ifade edilen bir gerçek. Diğer tüm partiler muhalefet partisi olarak tanımlanıyor. Lakin iktidar partisine tam olarak destek veren birçok muhalefet partisi var ve muhalefet partilerinin değerlendirmesi yapılırken de sadece bir partiden bahsediyoruz. Muhalefetin başarı ve başarısızlığı sadece bu partiye fatura ediliyor. Yıllara sair algımızın geldiği ya da getirildiği başka bir gerçeklik de bu olabilir mi?

Son dönemde ana muhalefet partisinde ortaya çıkan Mutlak Buldan kararı ile bu partinin de 2’ye bölünmesi sorunsalı ile karşı karşıyayız. Yine karşımıza çıkan 2 sayısı. Kötü olan 2’ye böldüğümüzde her zaman eşit parçalar elde etmiyoruz. Sadece gücün zayıflaması diyebiliriz. Neyse soru şu; “ana muhalefet partisi de kendi içinde böyle kritik bir çıkmaz ile boğuşurken gerçek muhalefetini yapamayacak ve iktidar partisinin işine yarayacak bir bölünmeye bile gidebilecek siyasi kararlar alacak. Yıllarca bu yönetim ile yönetilmiş muhalefet partisini de iktidar partisinin yanında yer alan diğer muhalefet partilerinin yanında konumlandırırsak. Gerçekte muhalefetimiz olmayabilir mi?” Biz yıllarca aslında iktidar partisi karşısında muhalefet partileri var olarak ikna edilmişizdir.

Bizlerin yapması gereken yönlendirilmelerin farkındalığı ile aldığımız kararlarda mütevazi bir araştırma ile sorgulayan bireyler olarak karar vermek olmalıdır. Bize verilen her bilgiyi HAP gibi alıp yutmamalıyız. Sanırım 5N1K bu bakımdan çok önemli.

Yıllar yılları kovalayıp birçok konuda ÖZGÜR bireyler olarak hayata atıldığımızda, artık her konuda kendi kararlarımızı verebilecek duruma geldik(diye düşünüyoruz). Seçebiliyoruz, seçilebiliyoruz, alıyoruz, satıyoruz vs. vs.

Peki gerçekten aldığımız kararların ne kadarı bize ait?

Sevgi ile kalın…

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?