BIST 100
14.331,21 -1,43%
DOLAR
46,4923 0,04%
EURO
52,7985 -0,22%
GRAM ALTIN
5.950,39 -3,14%
FAİZ
40,93 -0,49%
GÜMÜŞ GRAM
85,74 -6,83%
BITCOIN
59.374,00 -4,84%
GBP/TRY
61,2134 -0,32%
EUR/USD
1,1351 -0,27%
BRENT
73,94 -4,07%
ÇEYREK ALTIN
9.731,03 -3,11%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
25 °

FİYAKALI MEZAR TAŞLARI

Tahir sakman

İçinizde ne var bilmiyorum…

Pazarlıklar, hınçlar… ne biriktirdiniz?

Ermenekli Kel Şair’i bildiniz mi? Hasan Rüştü…

1896 yılında Ermenek’te doğmuş, aydın bir insanımız. Aydın olunca da sürgün kaçınılmaz olur ve İzmir’e sürülür. İzmir’de meşhur hiciv ustası Şair Eşref’le tanışır ve Şair Eşref, onun için şu dörtlüğü söyler:

/Yıkmaya çalıştı pek çok rüzgâr

Etti Mevlâna himaye yıkılmadı

İftihar etsin vücudunla vatan

Ermenek’ten senin gibi bir kel çıkmadı/

Sadece Ermenek’te mi? Geçtim Ermenek’i, Konya’da bile hâlâ çıkmadı… Zaten bu gidişle çıkacağı da yok, üzgünüm…

Şair Eşref böyle der de bizim Kel Şair durur mu? Uzun yıllar önce Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü merhum Lütfi İkiz’den dinlemiştim, unutmadığıma hâlâ şaşarım:

/Şair Eşref ‘seng-i kabri çalacaklar’ diyerek

‘Gelmesin kabrime Allah için hiç kimse’ diyor

Ben ne taşta ne toprakta değilim de yalınız

Kefenim çalacaklar diye aklım gidiyor/

Kaderin cilvesine bakın ki Şair Eşref’in mezar taşını çalarlar… Kel Şair'in kefeni çalınmış mıdır, onu bilemem! Bendeniz ne kefen derdindeyim ne mezar taşı… Hani Karaman’da meşhur hikâyedir:

Adamın karısı ölmüş, kefen parası bulamamış, örtmedeki (Konya’da kerpiç evlerde bulunan gömme dolap kapaksız olur ve bir perdeyle örtülürdü) basma perdeyi kefen yapmış ve “Kefenin de pek allı güllü basmadan oldu Fadime’m ama idare et, bu yıllık da böyle olsun” demiş… Sanki kadıncağız bir daha ölecek de gelecek yıl kefenin iyisini alacak!

Hiç takılmıyorum, bir beklentim de yok… Merhum Ferit Kam’ın, Süleyman Nazif için söylediği şu dörtlüğü, tasavvuf erbabı çok söyler:

/Sağlığında nice ehl-i hünerin

Bir tutam tuz konmaz aşına

Önce öldürürler onu açlıktan

Sonra türbe dikerler başına/

Ne kefeniniz ne mezar taşınız; üstümde mavi bir gökyüzü olsun sevgiden yeter, bir de yıldızlar göz kırparsa… Hani, Nazım ne demişti:

/Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,

- öyle gibi de görünüyor-

Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse,

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani.../

Ne işim olur ki? Nasıl ki bugüne kadar olmadı, bundan sonra hiç olmaz… Haydi size hayırlı işler, bol güneşler… Bu şiir de bendenizden olsun:

ELEK UN MESELESİ

sizinle ne işim olur ki benim

hele bu saatten sonra

eleği duvara asmadım ama

unu çoktan elemişim

felek bile baş edemedi beni de

koyverdi kendi halime

size kalsa çoktan ölmüştüm

yaşarken cehennemin dibinde

ne kefen isterim sizden

ne fiyakalı mezar taşı

hem cebi de yok madem

şimdi yiyin fırsat varken

yaşamın içindedir benim yerim

yaşadım mı yaşadım

dibi nerede görünür bilemem

yine de suyunu çıkarmayın derim

bilin gözüm kalmaz arkada

doğa gibi dostum varken

gam yok ortada kalırsam da

tenim topraktır ruhuma doğarken

TAHİR SAKMAN

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?