
ALPER TEMİZ / TANIK - Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim A.Ş., Muğla’nın Milas ilçesinde termik santrallerin maden ruhsat sahalarında kurduğu Güneş Enerji Santralleri (GES) için kapasite artışı onayı aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu kararları doğrultusunda, kömür madenciliğiyle uzun yıllardır tartışma konusu olan sahalara yeni güneş panelleri eklenecek.
Onursal başkanlığını Nihat Özdemir’in yaptığı Limak-IC İçtaş bünyesindeki Yeniköy Termik Santrali’nin maden ruhsat alanı içerisinde yer alan ve halihazırda 17,2 hektarlık alanda faaliyet gösteren GES projesi genişletiliyor. Yeni planlamayla birlikte 6,7 hektarlık ek bir alana daha güneş panelleri kurulacak. Böylece proje toplamda yaklaşık 23,9 hektarlık bir alana yayılacak. Benzer bir kapasite artışı da Kemerköy Termik Santrali sahasında öngörülüyor. Mevcut güneş enerjisi alanına yaklaşık 10 hektarlık yeni bir bölüm daha eklenecek ve toplam kaplanan alan 38 hektarı aşacak.

Bölgenin hafızası: Kömür, orman ve direniş
Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile bu santrallere kömür sağlayan maden sahaları yıllardır kamuoyunun gündeminde. Özellikle Akbelen Ormanı’nda yaşanan ağaç kesimleri ve kömür madeni genişleme çalışmaları, Türkiye genelinde yankı uyandıran çevre eylemlerine sahne olmuştu.
İkizköy sakinlerinin başlattığı nöbetler, yalnızca bir orman savunusu değil; yaşam alanlarını, tarım arazilerini ve su varlıklarını koruma mücadelesi olarak hafızalara kazındı. Bölge halkı, acele kamulaştırma kararları ve maden genişlemeleri nedeniyle köylerin insansızlaştırıldığına dikkat çekiyor.
“Önce bizi zehirleyen faaliyetlere ÇED uygulansın”
Çevre savunucuları, yenilenebilir enerji yatırımlarının ilkesel olarak desteklenmesi gerektiğini vurgularken; bunun kömür faaliyetleriyle eş zamanlı sürdürülmesine uzun yıllardır tepki gösteriyor. Eleştirilerin odağında “yeşil aklama” iddiası yer alıyor.
Bölgedeki ekoloji örgütlerine göre, orman kayıpları ve madencilik faaliyetleri devam ederken aynı sahalara güneş panelleri kurulması, bütüncül bir enerji dönüşümünden ziyade kurumsal imaj yönetimi anlamına geliyor. “Önce kömürden çıkış planı açıklansın” çağrısı, yapılan eylemlerde en sık dile getirilen taleplerden biri.
Geçmişte düzenlenen Halkın Katılımı Toplantıları da protestolarla gündeme gelmiş, yurttaşlar “Önce bizi zehirleyen faaliyetlere ÇED uygulansın” diyerek sürecin bütüncül yürütülmediğini dile getirmişti.


