
10 Ocak 2026 tarihinde 7 köydeki toplam 679 parsel için verilen acele kamulaştırma kararının ardından Muğla İkizköy ve bölge halkının tepkisi eyleme dönüştü. Kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle ilk bir ay içinde yasal süreç başlatan köylüler, "acele kamulaştırmaya hayır" demek için traktörleriyle yollara çıktı. Konvoylar halinde ilerleyen vatandaşlar tarafından yapılan basın açıklamasında, köylülerin yerlerinde yaşamak ve üretime devam etmek istedikleri vurgulandı.
Köylüler yaşam ve mülkiyet haklarının gasp edildiğini belirtiyor
Açıklamada, söz konusu acele kamulaştırma kararının yurttaşlık haklarını gasp ettiği ifade edilerek, mülkiyet hakları ile Zeytincilik Kanunu'na bağlı hakların yok sayıldığına dikkat çekildi. Acele kamulaştırma işlemlerine zemin hazırladığı belirtilen yeni maden yasasına karşı açılan yürütmeyi durdurma talepli iptal davasının da henüz sonuçlanmadığı hatırlatıldı. Köylüler, "kamu yararı" adı altında özel bir şirkete ait madenin genişletilmesi için yaşadıkları alanların yok edilmesini kabul etmediklerini kamuoyuna duyurdu.
Madenin genişlemesi Milas, Bodrum ve Muğla için tehdit oluşturuyor
Maden sahasının büyümesinin durdurulması ve köylülerin sürgün edilmeyeceği alternatif yolların bulunması gerektiğinin altı çizilen eylemde, bölgenin geleceği için ciddi uyarılar yapıldı. Madenin genişlemesinin başta Milas olmak üzere, Bodrum ve Muğla'nın adım adım yok edilmesi anlamına geleceğini savunan bölge halkı, itirazlarını kararlı sloganlarla dile getirdi. Eylem, vatandaşların "Ya maden, ya Milas, Bodrum, Muğla! Başka yolumuz, başka memleketimiz yok!" şeklindeki tepkisiyle son buldu.



