
ALPER TEMİZ - TANIK Türkiye Varlık Fonu, İzmir Alsancak Limanı’nın işletme hakkını Yenişafak Gazetesi’nin de sahibi Albayrak Grubu’na devretti. Devir işlemine ilişkin Tanık’a konuşan İZKUDET Başkanı Korhan Bilgin, “Bu firmanın daha önceki limanlarında konteyner dışında bir çalışması yok, sadece yük limanı çalıştırmışlar. Bu nedenle de limanın kruvaziyer gemilerinin bağlandığı diğer kısmının durumu ise halen muamma. Sanılanın aksine işletme devri sadece konteyner kısmını kapsıyor” dedi.
Türkiye Varlık Fonu (TVF), 2016 yılından bu yana portföyünde bulunan TCDD İzmir Alsancak Limanı için nihai kararını verdi. 18 Şubat 2026 tarihli resmi belgeye göre, limanın yük operasyonları Albayrak Grubu’nun yeni kurduğu Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye teslim edildi. Önümüzdeki 4 ay içinde tamamlanması planlanan devir süreciyle birlikte Albayrak Grubu; Trabzon, Somali ve Gine gibi yerlerdeki liman tecrübesini İzmir’e taşıyacak. Ancak yapılan sözleşmede en dikkat çeken detay, limanın yolcu ve kruvaziyer bölümünün bu devrin dışında tutulması oldu.
Kruvaziyer iskelesi kapsam dışı bırakıldı
Yıllık 1 milyon TEU hacminden 250 bin TEU’ya kadar gerileyen İzmir Limanı, uzun süredir kan kaybediyordu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın "kapatılsın" önerisine karşın işletme hakkı devredilen limanda, fiziksel bakımsızlık en büyük sorun olarak görülüyor. Özellikle yük gemilerinin yanaştığı bölümlerdeki çökme ve harap görüntü, yeni işletmecinin önündeki en büyük sınav olacak. Özelleştirme şartlarına göre bu onarımların işletmeci tarafından yapılması beklenirken, kruvaziyer ve yük bölümlerinin iç içe olması operasyonel riskleri de beraberinde getiriyor.

"Kira bedeli gizli"
İzmir Kruvaziyer Turizm Derneği (İZKUDET) Başkanı Korhan Bilgin, devir sürecine ve limanın mevcut durumuna dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bilgin, işletmeci grubun kruvaziyer tecrübesi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Sadece konteyner kısmını verdiler, kruvaziyer gemi getirme kısmını vermediler. Bu insanların daha önceki limanlarında konteyner dışında bir çalışması yok, yük limanı çalıştırmışlar. Kruvaziyer gemi getirme gibi bir kapasiteleri de yok. Kruvaziyerlerin bağlandığı yere de yük gemisi geliyor, bu liman iç içe. ‘Eğer 4’ün üstünde gemi gelirse ve kapasite artarsa ne olur?’ diyoruz, ‘Yük kısmına da gemi yanaştırırız’ diyorlar. Ancak bunun en büyük dezavantajı şu; yanaşan gemi için liman ayakları ve bakımı, onarımı zor. Limanın yük gemilerinin geldiği kısım harap vaziyette. Yol kısmındaki yanaşma yeri çökmüş. Özelleştirme, ‘Buranın işletmesini devralan firma, onarımları da kendisi yapacak’ dedi. Diğer yandan işletme devrine ilişkin kiralama bedellerini biz de bilmiyoruz. Gizlenmiş. Zaten yıllardır Ege Port’un Kuşadası’ndaki işletmesinin gerçek kiralama bedelini bilmiyoruz. Aslında bizi ilgilendiren kısım meblağ da değil, İzmir turizmini, ekonomisini canlandırsınlar yeter ki. Ege Port ve Galataport otel ve alışveriş kısmını yapacak diye düşünülüyordu. Sonra vazgeçtiler; 'otel kısmı, otopark kısmını biz yapalım siz sadece gemi getirin' dediler ve 'gelen gemiler üstünden bir alışveriş yapalım' dediler. Eğer bu senaryo hayata geçerse, herhalde artık İzmir’e gelen gemilerden ayak bastı parası alınacak."


