Adalet Bakanı Akın Gürlek ve dört bakan yardımcısının atanmasına karşı açılan davalarda tarihi bir hukuk mücadelesi yaşanıyor. Beş avukatın açtığı iptal davasında, Cumhurbaşkanlığı’nın "yargı denetimi yapılamaz" savunması Danıştay tarafından reddedildi.
"Hükümet tasarrufu" savunması karşılık bulmadı
Cumhurbaşkanlığı tarafından mahkemeye sunulan savunmada, Bakan atamasının bir "hükümet tasarrufu" olduğu ileri sürülerek, bu tür kararların yargı denetimine tabi tutulamayacağı iddia edildi. Ayrıca davacı avukatların bu konuda bir "menfaat bağı" olmadığı savunuldu.
Ancak dosyayı inceleyen Danıştay, 2’ye karşı 3 oy ile demokratik hukuk devleti ilkelerine vurgu yapan bir karara imza attı:
Atama işleminin yargı denetimine açık olduğuna hükmedildi.
Avukatların bu davayı açma konusundaki ehliyeti ve hukuki yararı kabul edildi.
Bakan yardımcıları için yeni iptal davası
Süreç, sadece Bakan Gürlek ile sınırlı kalmadı. Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, Adalet Bakan Yardımcılığına atanan 4 isim için de yargıya başvurdu. Eminağaoğlu, Anayasa'nın 104. ve 159. maddelerine dikkat çekerek şu iddiada bulundu:
"Cumhurbaşkanı’nın Adalet Bakanlığı teşkilat yapısı içerisine doğrudan atama yapma yetkisi ve görevi anayasal olarak bulunmamaktadır."
Sırada duruşmalı yargılama var
Cumhurbaşkanlığı’nın savunması, Danıştay Başsavcılığı’na ve davacı tarafa tebliğ edilmiş durumda. Karşılıklı dilekçe aşamasının tamamlanmasının ardından, davanın esastan görüşülmesine geçilecek. Türkiye’nin yönetim sistemindeki atama yetkilerinin sınırlarını belirleyecek olan bu kritik dava, kamuoyuna açık bir şekilde duruşmalı olarak karara bağlanacak.
Bu gelişme, yürütmenin atama yetkileri ile yargısal denetim arasındaki denge açısından emsal teşkil etmeye aday görünüyor.


