
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin İttihatçı köklerinden Bozkurtlu devlet amblemine ve "Dört Deniz Dört Bölge" projesine kadar tüm detayları anlatırken, her cümlesiyle Türk siyasetine yeni bir tartışma alanı açtı.
MK TV Ankara temsilcisi deneyimli Gazeteci Fatih Ertürk'ün Zafer Partisi Genel Merkezi’nde Prof. Dr. Ümit Özdağ ile gerçekleştirdi röportajda, Genel Başkan Özdağ’ın makam odasındaki semboller ve duvarlardaki haritalar üzerinden partinin "kodları" masaya yatırıldı.
Özdağ, Türk siyasi tarihine dair çarpıcı ifadelerde bulundu. İttihatçı gelenek ve Türkistan vurgusu ile ön planda olan odasındaki portreleri tek tek sayan Ümit Özdağ, partisinin tarihsel bağlarını şu sözlerle dile getirdi:
"İsmet İnönü, Enver Paşa, Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Talat Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk; Cumhuriyetimizin kurucusu. Aslında Fatih Bey, buradakilerin hepsi İttihatçıdır. İsmet Paşa da İttihatçıdır. Burada 1911’den 1938’e kadar Türkiye’yi yöneten kadro vardır. Son İttihatçı Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dır. Celal Bayar, İttihat ve Terakki’nin güçlü üyelerinden birisidir. Hatta İzmir’de 'Galip Hoca' takma adıyla İttihatçıların önde gelen isimlerinden birisidir. Başbakanlığa atandığı zaman Atatürk’le yaptıkları bir konuşmada bu İttihatçılığından bahsedilince Atatürk’ün verdiği cevap, 'Celal, ben de İttihatçıyım' şeklinde olmuştur. Yani İttihat ve Terakki, 1960’a kadar Köşk’te oturmaya devam etmiştir."
Odasındaki objelerin anlamını anlatmaya devam eden Özdağ, bir büstü ve Hoca Ahmet Yesevi maketini göstererek şunları söyledi:
"Bu, genç bir üsteğmenin hediye getirdiği bir büst; İttihat ve Terakki’yi anlatıyor. Hemen yanında Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesi var. Hoca Ahmet Yesevi, İslamiyet’i Türkler arasında Türkçe anlatarak yayan kişidir. Türbesi Timur tarafından yaptırılmıştır ve bugün Türkistan’da 'İkinci Küçük Hac' kabul edilir buraya gitmek."

Stratejik ekonomi haritası ve Bozkurtlu amblem
Ekonomi yönetimine dair "Dört Deniz Dört Bölge" projesini harita üzerinde anlatan Özdağ, Marmara Bölgesi’ndeki yoğunlaşmanın bir milli güvenlik sorunu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu harita bizim 'Dört Deniz, Dört Bölge' ekonomi projemiz. Tüm ekonomik kaynakların Marmara çevresinde odaklanmış olması bir milli güvenlik riskidir. Bunu değiştirmemiz lazım. Onun için biz ağır sanayiyi, Zonguldak liman olmak üzere Bursa-Ankara hattına taşımayı düşünüyoruz. Samsun’dan başlayıp Hakkâri’ye kadar Van üzerinden uzanan bölgeye orta ölçekli sanayi ve hayvancılığa dayalı sanayi kollarını aktaracağız. Konya, Kayseri ve GAP bölgesini içine alan dev bir bölgede ise tarım ve yenilenebilir enerji kaynakları odaklaşacak. İzmir liman olmak üzere Afyon’a kadar uzanan bölge ise hem madencilik hem ileri teknoloji merkezi olacak. İstanbul’u ise 'İstanbul 3.0' ile ileri teknoloji başkenti haline getirmeyi hedefliyoruz."
Divan Salonu'na geçerek Bozkurt sembollü tarihi bir tabloyu tanıtan Özdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Burası divan toplantılarımızı yaptığımız salonumuz. Cumhuriyet kurulduğu zaman her devletin amblemi vardır. Bu da devlet amblemi ve forsu olarak yaptırılmış. Ben bunun eskizini buldum. Fakat sonra uygulamaya geçilmemiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet forsu yok. Dünyadaki nadir ülkelerden bir tanesidir devlet forsu olmayan. Ama bu yapılırken; İstiklal Madalyası konulmuş, Türkiye Cumhuriyeti yazılmış, Bozkurt ve Türk bayrakları konulmuş. Bu dünyada tek tablo, o eskiz esas alınarak ben yaptırttım. Eğer kabul edilseydi Türkiye Cumhuriyeti devlet amblemi bu olacaktı. Hemen yan tarafta Türk devletlerinin bayrakları ve Osmanlı Devlet Arması var. Üst katımız ise Büyük Taarruz katıdır. Burada 25 Ağustos gecesinden 29 Ağustos kuşatmasına kadar savaşın nasıl cereyan ettiğini gösteren bir harita bütünü yer alıyor."


