
2026 yılı öğretmenlerin iller arası isteğe bağlı yer değiştirme süreci, kontenjan kısıtlılığı ve norm yapısındaki sorunlar nedeniyle binlerce eğitimci için hayal kırıklığına dönüştü. Yaşanan mağduriyetlerin ardından Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) başvurarak çözüm talep etti.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen 2026 yılı il dışı yer değiştirme takvimi, beklentileri karşılamaktan uzak kaldı. Kontenjanların yetersizliği, branş bazlı açıkların doğru planlanamaması ve sistemin mevcut hantal yapısı, binlerce öğretmenin tercih yapmasına dahi engel oldu. Aile birliği, sosyal düzen ve mesleki motivasyonun doğrudan etkilendiği bu süreçte, Eğitim-İş duruma sessiz kalmadı.
"Mağduriyet giderilmeli, geçmişteki gibi ikinci hak tanınmalı"
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay öncülüğünde MEB Personel Genel Müdürlüğü’ne sunulan dosyada, mevcut tablonun eğitim niteliğini de olumsuz etkilediğine vurgu yapıldı. Sendika, geçmiş yıllarda uygulanan "ikinci il dışı başvuru hakkı" modelinin, 2026 yılı için de acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim-İş tarafından Bakanlığa sunulan talep metninde şu ifadelere yer verildi:
"Kontenjan sınırlamaları ve norm açıklarının yetersizliği nedeniyle binlerce öğretmenimiz ya tercih yapamamış ya da tercih ettikleri illere atanamamışlardır. Öğretmenlerimizin beklentilerinin karşılanması ve eğitimde verimliliğin artması adına, il dışı yer değiştirme hakkı kullanılamayan meslektaşlarımız için ikinci bir başvuru dönemi açılması elzemdir."
Eğitim-İş’in MEB’den 3 temel talebi
Sendika, mağduriyetlerin ivedilikle sonlandırılması için Bakanlıktan şu üç temel adımı atmasını bekliyor:
İkinci il dışı hakkı: 2026 yılı yaz dönemi için öğretmenlere yeni bir il dışı yer değiştirme başvuru hakkı tanınması.
Kontenjan revizyonu: Kontenjanların, branş ihtiyaçları ve sahadaki gerçek veriler dikkate alınarak yeterli düzeyde artırılması.
Şeffaflık çağrısı: Boş normların tüm öğretmenler tarafından görülebilecek şekilde, şeffaf ve açık bir biçimde ilan edilmesi.
"Öğretmen mutsuzsa eğitim aksar"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eğitim-İş yetkilileri, öğretmenin huzurlu olmadığı bir eğitim sisteminde başarının sürdürülebilir olmadığını hatırlattı. Sistemsel hataların bedelinin öğretmenlere ödetilmemesi gerektiğini belirten sendika yönetimi, atılacak bu adımların eğitim camiasındaki huzursuzluğu gidereceğini ve Bakanlığın "eğitimde nitelik" hedefine hizmet edeceğini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, öğretmenlerden gelen bu yoğun talebe nasıl bir yanıt vereceği ise merakla bekleniyor.


