
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) İzmir İl Başkanı Avukat Tacettin Çolak, parti yöneticilerinden Yaşar Avcu’nun gözaltına alınmasının ardından sert bir açıklama yaparak, Türkiye'deki ifade özgürlüğü ihlallerini ve yargı mekanizmasının muhalefet üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasını eleştirdi.
Çolak'ın açıklamaları doğrultusunda hazırlanan haber metni şu şekildedir:
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) İzmir İl Başkanı Avukat Tacettin Çolak, HKP yöneticisi Yaşar Avcu’nun 24 Mayıs 2026 tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alınması ve ardından ev hapsi kararıyla serbest bırakılmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Çolak, Türkiye’de Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün fiilen ortadan kaldırıldığını savundu.
"AYM kararı çiğneniyor, sanal devriyeler hukuk tanımıyor"
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nun (PVSK) Ek 6. maddesini iptal ederek kolluk kuvvetlerinin savcılık talimatı olmaksızın sosyal medya hesaplarında kendiliğinden araştırma yapmasını "hak ihlali" olarak nitelendirdiğini hatırlatan Çolak, bu kararın uygulamada göz ardı edildiğini belirtti.
Emniyet bünyesinde kurulan "sanal devriye" ekiplerinin hukuka aykırı şekilde çalıştığını ileri süren Çolak, şu ifadeleri kullandı:
"Sanal devriye timleri gece gündüz mesai yapıyor. İnsanların sosyal medyadaki politik eleştirilerinde veya tartışmalarında 'Tayyip' kelimesinin geçmesi, bu takibe takılmaları için yeterli bir gerekçe sayılıyor. Ardından Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca 'Cumhurbaşkanına Hakaret' gerekçesiyle jet hızıyla soruşturmalar başlatılıyor."
"Tek delil güvenilmez sanal Devriye raporları"
Parti yöneticisi Yaşar Avcu’nun "Suç İşlemeye Tahrik", "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" ve "Cumhurbaşkanına Hakaret" iddialarıyla bir gece karakolda gözaltında tutulduğunu belirten Çolak, dosyada sanal devriye raporları dışında hiçbir somut delil bulunmadığını vurguladı. Bu raporların bizzat kendisinde bile yer alan "açık kaynak araştırmalarının teyide muhtaç olduğu" ibaresine dikkat çeken Çolak, bilgilerin hukuken güvenilmezliğinin altını çizdi.
Avcu’nun paylaşımlarının tamamen siyasi eleştiri sınırları içinde kaldığını ve herhangi bir suç unsuru barındırmadığını ifade eden HKP İzmir İl Başkanı, yargı mensuplarının "dosya benden çıksın" mantığıyla hareket ederek özgürlükleri hiçe sayan kararlara imza attıklarını iddia etti. Avcu, asıl soruşturma savcısı ortada yokken müracaat savcısı tarafından tutuklama talebiyle sevk edildi ve mahkemece "ev hapsi" kararı verilerek serbest bırakıldı.
"Toplumsal baskı yargı sopasıyla yürütülüyor"
Açıklamasında genel siyasi atmosfere ve muhalefete yönelik müdahalelere de değinen Avukat Tacettin Çolak, yargının iktidar eliyle bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü savundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) de bu süreçte kurumsal olarak hedef alındığını ve yargı müdahaleleriyle bölündüğünü iddia eden Çolak, devlet yönetiminde ciddi bir koordinasyonsuzluk ve istikrarsızlık yaşandığını öne sürdü. Bir üniversitenin kapatılıp iki gün sonra yeniden açılması örneğini veren Çolak, kararların iradi olmaktan çıktığını iddia etti.
"Mücadeleye devam edeceğiz"
Mevcut yönetim anlayışının ülkeyi geri dönülmez bir tahribata sürüklediğini belirten Çolak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:"Hukuku, adaleti, insan ve hayvan haklarını hiçe sayan, doğa ve çevre katliamları yapan, vatan topraklarımızı emperyalistlere peşkeş çeken AKP'gillerden elbette hesap sorulacaktır. Mücadeleye devam edeceğiz."



Gün Gelecek devran dönecek AKP HALKA HESAP VERECEK.