BIST 100
14.092,02 -1,60%
DOLAR
47,0397 0,03%
EURO
53,5419 -0,01%
GRAM ALTIN
6.034,27 -0,20%
FAİZ
40,93 0,44%
GÜMÜŞ GRAM
86,57 -0,66%
BITCOIN
62.368,00 0,35%
GBP/TRY
62,7761 -0,06%
EUR/USD
1,1382 0,01%
BRENT
85,56 2,71%
ÇEYREK ALTIN
9.866,03 -0,20%
İstanbul Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
23 °

EKOLOJİK GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN VERİ MERKEZLERİNE HAYIR

Sadık Çelik yazdı

ABD kolluk kuvvetleri "teknoloji karşıtı" huzursuzluğa hazırlanıyor
İç istihbarat raporları, ABD gözetim mekanizmasında veri merkezlerine ve yapay zeka teknolojilerine karşı artan protestolara doğru gizli bir kayma olduğunu ortaya koyuyor.
Amerikan teknoloji dergisi WİRED'A göre, İç Güvenlik Bakanlığı ve FBI, beklenen "teknoloji karşıtı aşırılıkçılık" dalgasıyla mücadele etmek için sessizce önlemler alıyor. Terim henüz kamuya açık herhangi bir belgede yer almamış olsa da, dergi tarafından elde edilen 1.000 sayfadan fazla dahili raporda sıkça yer alan bir konudur.
”Önümüzdeki beş yıl içinde yapay zeka teknolojisinin ortaya çıkmasından kaynaklanabilecek kaotik atmosfer, sivil huzursuzluğa ve şiddetli teknoloji karşıtı aşırılık yanlısı faaliyetlere dönüşen büyük çaplı protestoları körükleyebilir"
Veri merkezlerine yönelik protestolar hızla Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en iki partili hareketlerden biri haline gelirken.

Endüstrinin merkezi Virginia'da, seçmenlerin% 92'si politikacıların endüstrinin hızlı büyümesini ve çevresel yükünü yönetemediklerini söylüyor. Veri Merkezi İzleme Projesi, veri merkezi protestolarının geçen yıl "ulusal bir siyasi güç haline geldiğini" ve ülke çapında giderek koordine edilen muhalefet nedeniyle 156 milyar dolarlık inşaat projesinin durdurulduğunu değerlendiriyor.Bu protesto dalgası Amerika ile sınırlı değil. Avrupa ve özellikle Fransa'da da protestolar yayılıyor. Yakın gelecekte küresel eko sistemler üzerindeki tehdit gücü nedeniyle en çok tartışılan ve karşı çıkılan konu data center'ler olacak gibi görünüyor. Gezegenimiz insan kusurlu kontrolsüz teknolojilerle ısınmaya devam ederken eko sistemleri koruma ihtiyacını daha çok hissedeceğimiz günlere hazırlıklı olmalıyız.Bu mücadelenin önceden planlanmış radikal bir siyasi manifesto olmadığını, bu gezegenin ekosistemleriyle bir arada var olmaya devam edip edemeyeceğimizi belirleyecek radikal bir küresel döngünün (bir "protesto") parçası olduğunu söyleyebiliriz. Her şey bu hayati döngü içinde kendimizi nasıl organize ettiğimize bağlı olacaktır.

Son olarak Fransa cehennem sıcakları yaşarken, betonizasyona dayalı endüstriyel teknoloji planlamacıları yeni "modern yeşil yalanlar"la dekore ettikleri "Veri Merkezleri" projeleri ile halkı aldatmaya çalışıyor. Bununl birlikte, yerel sakinler ve kolektifler ekosistemlerini tehdieden bu kirli projeyi haklı olarak reddettiler. %99 çoğunluk için cehennem teknolojileri anlamına gelen bu endüstriyel haydutluk projesine karşı çıkan ve uyanık kalan yaşam kolektiflerini kutluyorum.

Cehennem sıcakları Avrupa da ve dünyanın diğer kıtalarında yaşamı çekilmez hale getirirken tekno endüstriyel betonlaşmayı modern kalkınma yalanıyla sunmaya devam eden sermaye sınıfları gerçekten çıldırmış olmalı. Kar uğruna ağaçşız,beton 'dan nefes alamayan kentleri bir felaket ikliminin çaresizliğine teslim ettiler.

Amerika 'da anti teknoloji topluluklarını kriminalize etmeye yönelik girişimlerin önünü açacak istihbarat raporlamalarındaki ifadeler , iklim suçlusu iktidarların "suçluluk duygusu"nu yansıtmaktadır.Tekno endüstriyel toplumun eko kırım suçlarını deşifre eden yaşam dostlarını "devlet -şirket güvenliğine yönelik iç tehditler (yavuz hırsız sahibini bastırır misali) "eko terörizm" olarak işaretlemesi boşuna değildir. İklim suçlusu şirket devletleri,mahfettikleri gezegenimizin geleceginden kaygı duyan her kese karşı "güvenlik duvarları" örmeye çalışıyorlar. Özellikle orjinal halklar başta olmak eko sistemleri korumaya çalışan biz yaşam savunucularına baskılar ( soruşturmalar, gözaltılar, yüksek para cezaları, elektronik kelepçeli ev hapisleri veya doğrudan cezaevleri ile cezalandırılmalar) sistematik hale getirilmekte. Amerika'da,Kanada'da Avustralya'da , Güney Amerika'da Fransa 'da,Almanya'da ve Türkiye'de ekoloji suçlarına karşı mücadele eden yaşam dostlarını caydırmaya yönelik olağanüstü yargı kararları, ağır yaralı gezegenimizin iklim adaleti açısından son derece kaygı vericidir.Bütün bu adaletsizlik sarmalından nasıl kurtulacağız? Işte gündelik hayatımızın konforal paradoksal döngüsü, bu soruya verecegimiz net ve tutarlı yanıtlara göre kendini yeniden organize edecek ve bize en uygun olan yaşam yolunu gösterecektir . Bask ülkesindeki tarihi Artatza halk parkını tehdit eden ekosit projesine karşı yerel halkla birlikte mücadele ettiğimiz bu günlerde ekolojik sosyal bir gelecek adına kendini mücadeleye hazırlayan genç yeni nesil adına hala umutlu yum.Dünyanın her yerinde iklim adaleti ve özgürlük isteyenlere başarılar diliyorum. Manevi halkım Mapucheler'in deyişiyle: Amulepe Taiñ Weichan!( Mücadele devam ediyor) Marichiweu! (Onbin kez başaracağız)

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?