
İspanya, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve ABD’den gelen siyasi baskılara karşı geri adım atmayacağını ilan etti. Başbakan Pedro Sánchez, Madrid yönetiminin Filistin ve İran meselelerindeki barışçıl çizgisini koruyacağını vurgularken, geçmişin hatalarından ders çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
İşte Sánchez’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar ve İspanya’nın stratejik duruşu:
Geçmişin Gölgesinde Gelecek Vizyonu: Irak Savaşı Hatırlatması
Başbakan Sánchez, günümüzdeki savaş tamtamlarına karşı yaklaşık 23 yıl önceki Irak Savaşı örneğini masaya koydu. O dönemde "demokrasi getirme" ve "kitle imha silahlarını yok etme" vaatleriyle başlatılan müdahalenin Avrupa için bir yıkıma dönüştüğünü hatırlatan Sánchez, şu noktalara dikkat çekti:
- Güvensizlik Dalgası: Irak müdahalesi, Berlin Duvarı'nın yıkılışından sonra Avrupa'nın karşılaştığı en büyük istikrarsızlık sürecini başlattı.
- Terör ve Göç: Savaşın doğrudan sonucu olarak cihatçı terör tırmandı ve Doğu Akdeniz’de hala çözülemeyen devasa bir göç krizi patlak verdi.
- Ekonomik Darbe: Enerji fiyatlarındaki kontrolsüz artış, Avrupa ekonomisini uzun süre baskı altında bıraktı.
"Hukuksuzluğa Hukuksuzlukla Yanıt Verilemez"
Sánchez, uluslararası ilişkilerde ahlaki ve hukuki bir sınır çizerek, “Bir yasa dışılığa başka bir yasa dışılıkla karşılık verirseniz insanlığın büyük felaketleri işte böyle başlar” dedi. Liderlerin kendi başarısızlıklarını savaş atmosferiyle örtbas etmeye çalışmasını sert bir dille eleştiren Başbakan, savaşın sadece belirli çevrelerin kazancına hizmet ettiğini belirtti.
Madrid’in Sarsılmaz Pozisyonu
ABD’de Donald Trump yönetiminden gelen "boykot" imalarına ve dış baskılara rağmen İspanya, Orta Doğu politikasında tutarlı ve bağımsız kalacağını duyurdu. Sánchez'in şu sözleri, Madrid’in diplomatik pusulasını özetler nitelikte:
"İspanya bu savaşa karşıdır ve pozisyonumuzu kimse değiştiremeyecektir."


