
Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversite diplomasına dair tartışmaları yeniden alevlendiren iddiaları, hukuki ve bürokratik çelişkiler üzerinden sert eleştiriler içeriyor.
Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasına ilişkin süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Mevzuattaki teknik detaylara dikkat çeken Eminağaoğlu, hem diploma yenileme sürecindeki usulsüzlüklere hem de yargıya intikal eden noter işlemlerine vurgu yaptı.
Diploma mı, duplikata mı?
Eminağaoğlu’na göre, üniversite mevzuatı bu konuda oldukça net: Bir kişi diplomasını kaybettiğinde kendisine ikinci bir diploma basılmaz. Bunun yerine, asıl belgenin yerini tutan ve üzerinde "ikinci nüsha" olduğu belirtilen "duplikata" verilir. Ancak Erdoğan’ın durumunda, kayıp beyanına rağmen yeniden "diploma" düzenlenmiş olması, idari bir çelişki olarak nitelendiriliyor.
Açıklamanın en dikkat çekici noktası ise noter işlemleriyle ilgili. Eminağaoğlu süreci şu sorularla sorguluyor:
-
- Bir kişi diplomasını kaybettiğini beyan ettikten sonra, o kayıp diplomayı kullanarak nasıl noterden "aslı gibidir" onayı alabilir?
- Fiziken var olmayan bir belgenin sureti noter tarafından nasıl tasdik edilebilir?
"Erdoğan, her nasılsa diplomayı kaybettikten sonraki bir tarihte, kaybettiği o diplomayla noterden örnek çıkarabiliyor. Kaybedilen bir belgenin sureti nasıl alınabilir?"
Noter katibine verilen ceza
Eminağaoğlu, bu işlemin sadece bir iddia olmadığını, somut bir hukuki karşılığı olduğunu da belirtti. Söz konusu işlemi gerçekleştiren noter katibinin, usulsüz işlem yapmaktan dolayı ceza aldığını hatırlatarak, belgedeki hukuki boşluğun yargı tarafından da bir yönüyle tescillendiğini ima etti.


