1. Haberler
  2. KÖŞE YAZILARI
  3. Futbolda bu hafta nelere tanık olduk?

Futbolda bu hafta nelere tanık olduk?

featured
1
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk futbolunda bazı haftalar var ki; maçlar rutin oynanıyor ama asıl mücadele sahada değil, zihinlerde ve vicdanlarda oynanıyor.

Geçtiğimiz hafta da tam olarak böyle geçti. Skorlar, puan tablolarının ötesinde; adalet, güven ve şeffaflık kavramları bir kez daha tartışmaların merkezinde kaldı.

13 Dakikalık sessizlik! Ofsayt mı, sabır testi mi?

Çaykur Rizespor – Galatasaray maçında yaşananlar, haftanın en çok konuşulan tepki gösterilen konusuydu.

Mücadelenin 34. Dakikasında hakem ofsayt kararı verdi, akabinde VAR devreye girdi… Ofsayt kararı 10 saniyede verildi, ancak çizgi tam 13 dakika sonra çekildi.

Bu noktada tartışma artık “ofsayt var mıydı, yok muydu?” sorusundan ziyade,

Bir futbol müsabakasında, bir ofsayt pozisyonu için neden 13 dk bekleniyor…

Bu süre, modern futbolda kabul edilebilir bir teknik gecikme asla olamaz, Hele ki teknolojinin zirve yaptığı bir dönemden geçerken bu kadar basit bir ofsayt çizgisinin 13 dk sonra çekilmesi, milyonlarca futbol severin aklında acaba bu pozisyonda arka planda bir oynamamı yapıyor iddiasını destekleyici bir unsur olarak önümüze geliyor.

Sorun sadece bir maç özelinde değil. Tük futbolunda, benzer pozisyonların farklı maçlarda o kadar hızla hassasiyetle ele alınması.

Hakemlerimizin sürekli olarak tutarsız ve hatalı karaları birçok maçta bunu ispat ediyor…

Bu hataların bir yerden sonrası futbolseverler için bir camianın kollandığı gerçeğini maalesef her hafta ispatlıyor olması.

Türkiye Futbol Federasyonunun bu duruma bir önlem almayışı, Merkez Hakem Kurulu atamalarının her hafta tartışılıyor olması ve Hakemlerin belirli bir yönetim standartlarının olmaması Türk futbolunu gölgelemeye devam ediyor.

İddialar ve sessizlik

Haftanın tansiyonunu, nabzını yükselten bir diğer konu ise spor kamuoyunda Erman Toroğlu’nun ortaya attığı iddialardı.

Erman Toroğlu’nun, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile Dursun Özbeğin aralarında geçtiğini öne sürdüğü konuşmaya dair sözleri, akıllara şu soruyu getirdi,

Bu iddialarda ismi geçen İbrahim Hacıosmanoğlu ile Dursun Özbek kamuoyunu aydınlatacak net bir açıklamayı neden yapmıyor?

Burda altı çizilmesi gereken konu:
Eğer bu iddialar doğruysa içinden çıkılması güç bir kaosun fitilini ateşler.
Yanlışsa, bu kadar ciddi bir iddiaya karşı sessiz kalınması daha büyük bir kaos olur.

Türk futbolunun en önemli sorunu bu olsa gerek,
Çok ağır iddialar ortalıklarda dolaşıyor mutaplardan ses seda yok…

Umarım Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bu iddialarla ilgili Süper Lig’de adil rekabet duygusuna gölge düşüren soru işaretlerini ortadan kaldıracak net ve tatmin edici bir açıklama yapar. Aksi halde neler olabileceğini herkes tahmin ediyordur…

Sahada kalanlar, saha dışına taşanlar

Bütün bunlar olurken dikkat çeken bir başka gerçeğimiz daha var. Bazı camialar tüm bu ürkütücü iddialar varken “saha içi” söylemini korumaya çalışıyor, bazı camialarda inatla her kritik haftada tartışmayı bir şekilde sahanın dışına taşımayı başarıyor.

Tüm bunlar, futbolun saha içinde oynanan bir oyun olma olgusundan çıkarak maşa başı oyunların oynandığı, adaletin olmadığı, adil rekabetin yok edildiğini gösteriyor.

Dikkatler derbide: Trabzonspor – Fenerbahçe

Hafta sonu sezonun en kritik virajlarından biri var.

Hafta sonu oynanacak Trabzonspor – Fenerbahçe derbisi…

Görünen o ki sadece üç puan mücadelesi olmayacak.
Bu maç, sezon başından buyana biriken tartışmaların gölgesinde oynanacak.

Hakemin vereceği her karar, VAR odasındaki her saniye, ekrana çizilecek her çizgi; yalnızca maçı değil, ligin geri kalanına dair adil rekabetin devam edip etmeyeceğinin göstergesi niteliğinde olacak.

Malumunuz, önceki sezonlarda bu derbilerin faturası çoğu zaman Fenerbahçe’ye daha ağır kesildi. Trabzon’da oynanan son maçta ise hafızalara kazınan ciddi güvenlik zafiyetleri ve futbolun önüne geçen görüntüler yaşandı. Tüm bunların gölgesinde, bu kez temennimiz; saha dışı tartışmaların değil, yalnızca futbolun konuşulduğu bir karşılaşma olmasıdır.

Son olarak, Türk futbolunda adil rekabeti net olarak saha içinde görmek istiyoruz
Adalet ve şeffaflık tartışması büyüdükçe, Türk futbolu masada oynanan bir oyun olarak kalıyor, Haklar gasp ediliyor emekler boşa gidiyor.

Zor olduğunu bilsemde inşallah futbolun konuşulduğu adil rekabetin öne çıktığı bir hafta ve sezon diliyorum…

Sevgiler

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

1 Yorum

  1. 11 Şubat 2026, 17:37

    Ağzına yüreğine sağlık