BIST 100
13.943,87 -0,95%
DOLAR
47,3563 0,04%
EURO
53,8477 0,01%
GRAM ALTIN
6.259,66 1,49%
FAİZ
42,31 -0,35%
GÜMÜŞ GRAM
91,03 2,75%
BITCOIN
64.966,00 0,57%
GBP/TRY
63,2962 0,28%
EUR/USD
1,1406 0,32%
BRENT
92,45 -4,47%
ÇEYREK ALTIN
10.234,54 1,49%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
26 °

Muhalefeti Bekleyen Yeni Hüsran

Mavi Dokulu Haber Kanalı Canlı Yayın Duyurusu Youtube Küçük Resmi
Özgür Özel, Netflix logolu partisini kurdu alkış, kıyamet, kutlamalar... Buraya kadar her şey tamam. Peki medyanın estirdiği bu bahar havası dağıldığında, ilerleyen süreçlerde bu coşkuyu bitirecek asıl meseleleri konuşalım.
 
İlk ve en ağır sarsıntı, Ekrem İmamoğlu’nun hukuki süreçlerinden gelecek yüzlerce kişinin yargılandığı, rüşvetten ihaleye fesat karıştırmaya kadar çok ağır iddiaların yer aldığı o devasa dava dosyası, zamanla Özel’in sırtında taşıyamayacağı bir siyasi enkaza dönüşecek. Böylesi bir yükü sırtlanmak, kitleleri peşinden sürükleyecek ve kriz anlarında gemiyi kurtaracak güçlü bir liderlik kumaşı gerektirir oysa Özel'de bu vizyonun olmadığı, işler sarpa sardığında sürecin altında ezileceği çok açık.
 
Üstelik etrafında halka güven verecek, donanımlı bir kadro kurmak yerine şaibelere bulaşmış ve dokunulmazlık dosyalarıyla anılan isimleri barındırması, fırtına koptuğunda partinin tüm direncini kıracak. Tüm bunların üzerine, Özel’in bağımsız bir liderden ziyade İmamoğlu’nun talimatlarını harfiyen uygulayan bir "şirket CEO'su" gibi konumlandığı gerçeği eklenince tablo iyice karanlıklaşıyor.
 
Geçmişteki kurultay döneminden kalan hile ve rüşvet iddialarıyla zaten en başından beri zedelenmiş olan bu emanetçi meşruiyet tartışmaları da hesaba katıldığında, o coşkuyla kurulan partinin asıl çıkmaz sokağının neresi olduğu netleşiyor. Ancak tüm bu yapısal krizlerin ötesinde, 'YİNE' ortada çok daha tehlikeli bir illüzyon var... yaratılan bu altı boş zafer tablosu, Tayyip Erdoğan gibi bir siyasi figürü 'YİNE' fena halde hafife alıyor.
 
Kendinize dürüstçe bir sorun bundan sadece iki yıl önce Ekrem İmamoğlu'nun görevden alınıp hapse atılacağını söyleseler, "Yok canım, daha neler!" demez miydiniz? 37 CHP'li belediye başkanının koltuğunu kaybedeceğini, birçoğunun bir yılı aşkın süredir cezaevinde yatacağını o günlerde kim hesaplayabilirdi?
 
Bugün artık herkesin kanıksayarak kurduğu "İmamoğlu seçime kadar hapisten çıkamaz" veya "Babasının mal varlığına bile el konuldu" cümlelerine geçmişte ihtimal verir miydiniz? Kalesi sayılan en köklü CHP belediyelerinin birer birer AK Parti'ye geçeceğini, dahası seçilmiş genel başkanın bir mahkeme kararıyla görevden düşürülüp yerine iktidarın en ağır ithamlarla hedef aldığı Kılıçdaroğlu'nun yeniden getirileceğini rüyanızda görseniz inanmazdınız.
 
Dün tüm bu sert kararları almaktan ve ortaya irade koymaktan zerre geri durmayan Erdoğan'ın, bugün sırf yeni bir parti kuruldu diye köşesine çekilip seyirci kalacağını düşünmek tek kelimeyle siyasi körlüktür. Gerçeklerden tamamen kopuk, yersiz bir iyimserlik rüzgarına kapılmanın kimseye bir faydası yok. Üzgünüm ama muhalif seçmen için ufukta tekrar bir mağlubiyet görüyorum.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?