BIST 100
13.943,87 -0,95%
DOLAR
47,3563 0,04%
EURO
53,8477 0,01%
GRAM ALTIN
6.259,66 1,49%
FAİZ
42,31 -0,35%
GÜMÜŞ GRAM
91,03 2,75%
BITCOIN
64.966,00 0,57%
GBP/TRY
63,2962 0,28%
EUR/USD
1,1406 0,32%
BRENT
92,45 -4,47%
ÇEYREK ALTIN
10.234,54 1,49%
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
26 °

DÜNÜN MÜCADELESİ, BUGÜNÜN HAFIZASI

Erkan Ceylan yazdı

2009 yılı...

Ben, Çiğli Güzeltepe'de ilkokul 3. sınıftan itibaren Halkevleri içinde büyüyen bir çocuktum. Mahalle benim için sadece yaşadığım yer değildi; dayanışmayı, hak aramayı ve birlikte mücadele etmeyi öğrendiğim bir okuldu.

O yıllarda Güzeltepe'de Halkevleri güçlü bir örgütlülüğe sahipti. Çocuklara yönelik kültür ve sanat çalışmaları yapılır, “Halkın Hakları Var” kampanyasıyla mahalle halkının sorunları gündeme taşınır, su, ulaşım, eğitim, sağlık ve insanca yaşam hakkı için birlikte mücadele edilirdi.

Uyuşturucu başta olmak üzere gençleri ve mahalleyi tehdit eden kötü alışkanlıklara karşı halk kendi gücüyle dayanışma gösterirdi. Çünkü o dönem Güzeltepe'de örgütlülük sadece bir siyasi çalışma değil; mahallenin kendi geleceğine, değerlerine ve yaşamına sahip çıkmasının adıydı.

Ben de o mücadelenin içinde büyüdüm. Haklarımı, dayanışmayı, eşitliği ve haksızlık karşısında susmamayı o sokaklarda öğrendim. Devrimci büyüklerimi örnek aldım. Çocuk yaşta öğrendiğim en önemli şeylerden biri şuydu: Halk için mücadele etmek suç değil, bir sorumluluktur.

2009 yerel seçimleri Çiğli açısından oldukça zorlu ve hareketli bir dönemdi. AK Parti'nin Çiğli Belediye Başkan adayı Av. Ömür Kabak, güçlü bir seçim kampanyası yürütüyordu.

O dönem Cumhuriyet Halk Partisi'nde ise ikinci dönem için aday gösterilen Ensar Bulut etrafında parti içinde ciddi tartışmalar yaşanıyordu. Sağlık sorunlarına rağmen adaylığı kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden olmuş, seçim sürecinde yaşanan tartışmalar ve tepkiler de sahaya yansımıştı.

Bütün bu tartışmaların yaşandığı süreçte bizler mahallede başka bir mücadele yürütüyorduk. Bizim derdimiz sadece seçim kazanmak değildi; yıllardır oluşan dayanışma kültürünü, halkın sözünü ve mahallenin kendi iradesini korumaktı.

O günlerde AK Parti ilk kez Güzeltepe Mahallesi'nde bildiri dağıtmaya ve mahallede toplantı yapmaya çalıştı. Biz de iki Halkevleri üyesi genç olarak buna demokratik tepkimizi gösterdik. Çünkü mahallemizin yıllar içinde oluşturduğu toplumsal birikimin, dayanışma kültürünün ve halk iradesinin korunması gerektiğine inanıyorduk.

Bu tepkinin ardından hakkımızda soruşturmalar açıldı. Evlerimizin önünde takipler oldu, üzerimizde baskı hissettik. Daha çocuk denecek yaşta, inandığımız değerleri savunduğumuz için hedef gösterildik. Ancak geri adım atmadık. Çünkü savunduğumuz şey sadece bir siyasi görüş değil; mahallenin kendi sözünü söyleme hakkıydı.

Bugün sosyal medyada görüyorum...

O gün AK Parti'nin Çiğli Belediye Başkan adayı olan, daha sonra AK Parti İzmir İl Başkanlığı görevini yapan Av. Ömür Kabak, şimdi Özgür Özel'in genel başkanı olacağı Yeni Partiye katılacağını ifade ediyor.

İnsan ister istemez geçmişi hatırlıyor.

O gün bizleri yargılatanlar, hakkımızda soruşturmalar açılmasına neden olanlar, mahallede verdiğimiz mücadeleyi suç gibi göstermeye çalışanlar; bugün Yeni Parti saflarında "değişimin" bir parçası olarak karşılanıyor.

Ama Cumhuriyet'e, laikliğe, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel değerlerine yıllardır sahip çıkan bizler ise bugün "AK Parti'li", "hain" ya da başka sıfatlarla suçlanıyoruz.

Yani bugün Ömür Kabak devrimci oldu, dün bedel ödeyen bizler mi hain olduk?

Öyle mi?

Ben dün neredeysem bugün de oradayım. Cumhuriyet'ten, laiklikten, halkın haklarından, emekten ve demokrasiden yana olan mücadelem değişmedi.

Değişen benim durduğum yer değil; değişen, dün söylediklerini bugün unutanların siyasi hafızasıdır.

Tarih sadece makamları ve koltukları değil, sokaklarda verilen mücadeleyi ve o mücadele için ödenen bedelleri de yazar.

Budanan dallar değil, kökler geleceği belirler. Kökü sağlam olan ağaç yeniden filiz verir, dallanır ve meyveye durur. Köklerinden kopmayan bir millet, tarihinden aldığı güçle yeniden ayağa kalkar. O gün umut yeşerir ve memlekete bahar gelir. 🇹🇷

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Ali Demir 24.07.2026 10:16

Bu saatten sonra insanlar, hizmet edene yönelmeli. Ben de yıllarca senin gibi düşünüp ideolojinin peşinden koştum ama artık bunun tek başına bir işe yaramadığını düşünüyorum. Bana göre CHP, İzmir’de ve yönettiği belediyelerde ciddi bir yönetim başarısı ortaya koyamadı. “Destek alamıyorlar.” diyenler olabilir ama vatandaşın günlük hayatını etkileyen sorunlar ortadayken, yollar gibi en temel hizmetlerde bile beklenen iyileşmeyi göremiyoruz. Bu yüzden insanlar umudunu kaybediyor ve birçok sorunu kendi imkânlarıyla çözmeye çalışıyor.

Bir de böyle bir dönemde, seçimlerde önemli bir başarı elde eden Özgür Özel yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına gelmesini seçmenin nasıl karşılayacağını gerçekten merak ediyorum. Ben, insanların bu tercihi destekleyeceğini düşünmüyorum.

Hizmet konusundaki eleştirilerime rağmen, Özgür Özel’in başarısı nedeniyle CHP’ye son bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyordum. Ancak bana göre bu fırsat da kaçırıldı. Bu nedenle, geçmiş seçim performansları da dikkate alındığında Kemal Kılıçdaroğlu’nun geniş bir seçmen desteği alacağını sanmıyorum.

İzmir’in yerlisi olarak çevremde nabız tutuyorum. Benim gözlemime göre, daha önce CHP’ye oy veren birçok kişi bu seçimde Yeni Parti’yi desteklemeyi düşünüyor. Elbette bu benim kişisel gözlemim. Sizin için üzücü olabilir ama benim çevremde gördüğüm tablo bu.

Yanıtla