BIST 100
14.079,97 -0,09%
DOLAR
47,0460 0,02%
EURO
53,9736 0,07%
GRAM ALTIN
6.101,56 -0,65%
FAİZ
41,24 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
86,41 -1,17%
BITCOIN
64.645,00 -0,45%
GBP/TRY
63,7381 0,04%
EUR/USD
1,1467 0,03%
BRENT
84,51 -0,52%
ÇEYREK ALTIN
9.976,04 -0,65%
İstanbul Parçalı Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
24 °

Modern eğitimin sessiz krizi

levent ertekin

Son yıllarda eğitim dünyasında sıkça dile getirilen bir hedef var: “Şahsiyet sahibi nesiller yetiştirmek.” Bu hedef ilk bakışta son derece doğru ve kıymetlidir. Ancak uygulamada ortaya çıkan tablo, bizi önemli bir soruyla yüzleştiriyor: Şahsiyet yetiştirmeye çalışırken farkında olmadan ben-merkezli bireyler mi yetiştiriyoruz?

Bugün birçok genç haklarını çok iyi biliyor. “Bu benim hakkım”, “buna kimse karışamaz”, “ben istediğimi yaparım” cümleleri artık günlük dilin sıradan ifadeleri hâline geldi. Hak bilincinin gelişmesi elbette demokratik toplumlar için önemli bir kazanımdır. Fakat hak bilinci vazife bilinciyle dengelenmediğinde, şahsiyet yerine bireysel ego büyümeye başlar.
Oysa gerçek şahsiyet, yalnızca hak arayan değil; sorumluluk taşıyan insandır. Şahsiyet sahibi bir insan, “Ben ne istiyorum?” sorusundan önce “Benim görevim nedir?” sorusunu sorabilen insandır. Hak talep etmek kadar vazife üstlenmek de olgun bir karakterin göstergesidir.
Bugün yaşadığımız sorunlardan biri de hürriyet kavramının yanlış anlaşılmasıdır. Özgürlük çoğu zaman sınırsız davranabilme hakkı olarak görülmektedir. Hâlbuki başıboşluk hürriyet değildir. Gerçek özgürlük, insanın hem kendisine hem de başkalarına karşı sorumluluklarını bilmesiyle anlam kazanır.

Geçmiş toplumların en güçlü ahlaki kavramlarından biri diğergâmlıktı. Yani insanın başkasının mutluluğunda kendi mutluluğunu araması. Bugün ise eğitim dili giderek daha fazla “ben”, “kariyerim”, “başarım”, “hedefim” etrafında şekillenmektedir. Bu dil, bireyi güçlendirirken aynı zamanda toplumsal bağları zayıflatma riski taşımaktadır.
Oysa toplumları ayakta tutan şey yalnızca güçlü bireyler değil, sorumluluk sahibi bireylerdir. Kendini düşünen insan başarılı olabilir; fakat başkalarını da düşünen insan toplumu ayakta tutar.

Bu nedenle eğitim sisteminin önünde önemli bir görev bulunmaktadır. Gençlere yalnızca haklarını öğretmek yetmez; aynı zamanda vazifelerini, fedakârlığı ve diğergâmlığı da öğretmek gerekir. Çünkü gerçek şahsiyet, yalnızca “ben” diyebilen insan değil; gerektiğinde “biz” diyebilen insandır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?