
Ankara Barosu’na kayıtlı bir grup avukat, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle 16 Şubat 2026 tarihinde Danıştay’da dava açtı.
“Anayasa’nın ikinci görev yasağı ihlal edildi”
Davacı avukatlar, Akın Gürlek’in resmi görevi sona ermeden bakan olarak atanmasının Anayasa’nın 140. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ikinci görev yasağı”na aykırı olduğunu savundu. Açıklamada, yerleşik yüksek yargı kararlarına göre bir göreve atanmanın sonuçlarının, işlemin yapıldığı anda doğduğu; yemin veya benzeri işlemlerin ise kurucu değil, biçimsel nitelikte olduğu ifade edildi.
Bu nedenle, atama işlemiyle birlikte bakanlık görevinin derhal başladığı ve söz konusu durumun Anayasa’ya açık aykırılık oluşturduğu ileri sürüldü.
“Savcılık görevinin sona erdirilmesi de Anayasa’ya aykırı”
Açıklamada ayrıca, atamayla birlikte savcılık görevinin sona erdiğinin kabul edilmesi halinde bunun Anayasa’nın 139. maddesi kapsamında “azil” anlamına geleceği ve bunun da ayrı bir anayasal ihlal teşkil edeceği öne sürüldü.
Cumhurbaşkanı’nın atama yetkisine ilişkin değerlendirme
Anayasa’nın 6, 104 ve 106. maddelerine atıf yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı’nın bakan atama yetkisinin bulunduğu ancak bu yetkinin Anayasa’da yer almayan koşullara bağlanamayacağı ifade edildi. Yapılan işlemin “hukuka aykırı bir yetki kullanımı” olduğu iddia edildi.

HSK başkanlığı ve görev çakışması vurgusu
Avukatlar, Adalet Bakanı sıfatıyla Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanlığı görevini de üstlenecek olan Gürlek’in, geçmişteki yargısal uygulamalarına ilişkin iddialar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülmediğini, buna rağmen önce bakan yardımcısı, ardından bakan olarak atanmasının yargı bağımsızlığı ilkesine zarar verdiğini savundu.
Açıklamada, bu durumun yargının ayrı bir erk olma niteliğiyle bağdaşmadığı ve görevlerin aynı kişide toplanmasının anayasal dengeyi zedelediği ileri sürüldü.

“Yargı bağımsızlığı açısından ağır bir tablo”
Basın açıklamasında Türkiye’de yargı bağımsızlığının ciddi şekilde zedelendiği iddia edilerek, açılan davanın “hukuka aykırılıklara karşı mücadele amacı taşıdığı” belirtildi.
Davacı avukatlar, sürecin hukuk ve demokrasi çerçevesinde sonuna kadar takip edileceğini kamuoyuna duyurdu.


